Greenvibes Ekolojik

Doğa Dostunuz Olsun

COP27’ye Hazırlık, Avrupa Kara Buzulları, Sıfır Atık Projesi ve Elektrikli Şehir İçi Otobüsleri

Bu haftanın Greenvibes bültenine hoş geldin. Yeşil Ajans’ta yerelden ve dünyadan ekolojik haberlere biraz değinip Derin Yeşil’de 23 Eylül Küresel İklim Grevi’nden bahsettik. Bir İmza da Sen At’ta güncel imza kampanyalarını ve Gezegenimizin Son Durumu bölümünde küresel ısınma ve karbon salımlarımızın geldiği noktayı derledik.

Greenvibe’ının bol olduğu, keyifli okumalar dileriz.


DERİN YEŞİL

Betonun Değil Doğanın Çocukları!

Deniz Üğütgen

Geçtiğimiz hafta dünyanın dört bir yanında iklim adaleti talep eden genç iklim aktivistleri olarak dövizlerimizi hazırlayarak 23 Eylül Küresel İklim Grevi’ne katıldık. İstanbul’daki aktivistler olarak da Kadıköy Özgürlük Parkı’ndaydık. Birçok yaştan iklim aktivistiyle birlikte kollarımız ağrıyana kadar pankartlarımızı kaldırmaya devam ettik, geri sayıp “Karbon Sıfır!” diyerek bütün parkı inlettik ve en önemlisi de ekolojik alan hareketinde her yaştan gencin bulunduğunu, hiç kimsenin yalnız olmadığını gördük. 

Peki Nedir Bu İklim Grevi?

2018’de İsveçli öğrenci Greta Thunberg’den ilham alarak harekete geçen ve birkaç saatliğine okullarını terk ederek bir “grev” düzenleyen gençler her sene Küresel İklim Grevi olarak isimlendirdiğimiz hareketin temelini attılar. İlk olarak böyle başlayan, ilerleyen yıllardan günümüze kadar dünyanın her yerinden eş zamanlı olarak katılım sağlayan genç iklim aktivistleri sayesinde İklim Grevi ve buna bağlı olarak ekoloji hareketi farklı bir boyut kazandı.  

Hükümetlerin ve şirketlerin öncüsü olduğu sistem emek sömürüsüne devam ederek doğadan hammadde çekmeye ve iklim krizini körüklemeye devam ediyor. Aslında İklim Grevi’ne katılan her birey iklim adaletini talep ederken öte yandan da politik bir duruş da sergiliyor ve sistemin değişmesi gerektiğini vurguluyor. Değişimin kriz ortamlarından çıktığını hem Türkiye’de hem yakın coğrafyalarda hem de anti-kapitalist ekoloji hareketinde sıklıkla gündeme gelen Latin Amerika’da gözlemleyebiliriz. Doğa artık gerçekten “yeto” diyor ve böylesi bir iklim krizinin içinden tek çıkış yolunun değişim olduğunu gittikçe daha sıklıkla duyduğumuz ve bizzat tecrübe etmekte olduğumuz olumsuz doğa olayları ile göstermeye çalışıyor. Artan sıcaklıklar, seller, orman yangınları, yükselen su seviyesi, hayvancılık ve avcılığın sebep olduğu türlerin katli bu olaylara örnek vermek istediğimde ilk aklıma gelenler oluyor; ki hepimiz biliyoruz ki bu örneklerden onlarcasını günlük hayatımızda maalesef ki deneyimlemek zorunda bırakılıyoruz. 

“Bizler kârı değil, yaşamı savunuyoruz! Kaldı ki kâr uğruna yapılan hiçbir şeyin, yaşanılacak bir Dünya kalmadığında bir anlamı olmayacak.”

Peki Genç İklim Aktivistleri Olarak Ne İstiyoruz?

Biz her ne kadar ekoloji toplulukları olarak sokağa çıkıp sesimizi duyurmak için sloganlarla mücadelemizi duyurmaya çalışsak da aslında sistemin değişmesi gerektiğinin altını tekrar çizmek istiyorum. Doğadaki hammaddeyi sömürerek bir grup insanın zenginliğine zenginlik katarken doğayı ve toplumun geri kalan kısmını, işçi sınıfını fakirleştiren, gençlerin geleceğini tehdit eden bir düzene karşıyız. Bu düzenin değişmesini; Akbelen’deki, İkizdere’deki, Doğu Anadolu’daki ekolojik yıkımın son bulmasını, ODTÜ Rant Yolu yapımının durdurulmasını, termik santrallerin ve hayvan hapishanelerinin derhal kapatılmasını, avcılığın son bulmasını talep ediyoruz. 

“Kalkınma Değil Metabolik Yarılma”  

Gerçekten de hayat kısa ve iklim değişiyor. Gün geçtikçe daha çok olumsuz doğa olayları ve buna bağlı olarak doğadaki yıkımın büyüdüğünü, insanların hayatlarını kaybettiklerini okuyoruz. Her alan hareketi gibi ekoloji hareketi de diğer hareketlerden ayıramayacağımız şekilde gençler tarafından sokağa taşınmaya devam etmeli.

Akbelen’deki, İkizdere’deki, Fatih Ormanı’ndaki, Gezi’deki ve diğer alan çalışmalarındaki gençler olarak varlığımızı ve direnişimizi sürdürmeye devam edeceğiz.


YEŞİL AJANS

COP26 Glasgow’da Verilen Sözler Tutulmadı

COP27’ye yaklaşırken, hükümetler COP26’da verdikleri 2030  iklim planlarını yeniden gözden geçirme ve güçlendirme sözleri konusunda sınıfta kaldı. Glasgow Paktı’na göre 23 Eylül, ülkelerin BM İklim Değişikliği ilerleme raporu için güncellenmiş iklim planlarını dahil etmek için son tarihti. Ancak, Glasgow Paktı’nı imzalayan yaklaşık 200 ülkeden yalnızca 23’ü güncel iklim planları sundu. Bunların da büyük kısmı ana hedefleri güncelleyerek güçlendirmek yerine politika ayrıntısı düzeyinde kaldı. İşin korkutucu yanı, BEA, Avustralya gibi başlıca karbon yayıcı ülkeler emisyon seviyesi öngörülerini yükselttiler. Türkiye, Ulusal Katkı Beyanı’nı kasım ayına kadar güncelleyeceğini duyurdu.

***

Latin Amerika’da Net Sıfırın Yolu Et Endüstrisinden Geçiyor

Inter-Amerika Kalkınma Bankası’nın açıkladığı yeni rapora göre Latin Amerika ve Karayipler bölgesinin net sıfır hedefine ulaşması için en endüstrisini hem üretim hem de tüketim açısından azaltması gerekiyor. 2050 yılına kadar net sıfır emisyon sözü veren Latin Amerika ülkelerinde hayvancılık  ve hayvancılığa yönelik arazi kullanımı sera gazı salımlarının yaklaşık olarak yarısından sorumlu. net sıfır hedefine ulaşabilmek için gıda sisteminde iddialı değişiklikler yapılması gerektiğine değinen rapor başta sığır besiciliği olmak üzere büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinin azaltılması gerektiğinin altını çiziyor.

***

Avrupa Kara Buzulları Eriyor

Avrupa’nın merkezinde yer alan Alp Dağları buzullarını yavaş yavaş kaybediyor. Bavyera Bilimler Akademisinin yaptığı açıklamaya göre Alplerin Almanya sınırlarında kalan bölgesinde yer alan beş büyük buzulundan biri olan Güney Schneeferner tabakası buzul statüsünden çıkarıldı. Eylül ayı ortasında yapılan ölçümlerde üyük miktarda buz tabakasının kaybedildiği ve buz kütlesinin iki metre kalınlığında kaldığı ortaya kondu. Uzmanlar kalan tabakanın 1-2 yıl içinde tamamen eriyeceğini tahmin ediyor. 

Bern Üniversitesi’nin İsviçre’de yaptığı çalışmalar da benzer ve ürkütücü sonuçları ortaya koyuyor. İsviçre Alpleri hem geçtiğimiz sene az kar yağışı aldığı için, hem de yazın sıcak hava dalgalarına maruz kaldığı için eriyor. on yıl önceye göre 15 metre daha az buz ve kar ölçüldüğünü söyleyen bilim insanları eriyen buzun altından 2000 yıllık antik bir yürüyüş patikasının ortaya çıktığını da ekliyor.

***

Emine Erdoğan Sıfır Atık Projesini Dünyaya Yaymada Küresel Lider Olacak

BM Genel Kurulu için Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte New York’ta bulunan Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres ile bir araya gelerek Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzaladı. Bu beyan ile Emine Erdoğan’ın BM kapsamında yürütülecek sıfır atık odaklı çalışmaların küresel liderliğini yürüteceği belirtildi. BM Genel Sekreteri Guterres, Türkiye’nin Sıfır Atık Projesi’nin küresel çapta yaygınlaştırılması için çağrıda bulundu.

***

Salda Kararıyor, Salyalaşıyor

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği bilim danışmanı Erol Kesici, Salda Gölü’nün beyaz kıyılarında kararmanın arttığına dikkat çekti. Kesici, söz konusu bilimsel araştrmalar dahi olsa yapılaşmanın izin verilmemesinin gerektiğini belirttiği Salda Gölü’nde insan ve araç trafiğinin fazla artmasından kaynaklı kirliliğe ek olarak yer altı sularının tarım için kullanılması ve gölün kıyılarındaki işgal düzenlemelerinin su kalitesini bozduğunu ve gölü tehdit edecek boyuta geldiğini ifade ediyor. Göl kıyı kesimlerinde beyaz kumullarda görülen kararmalara ek olarak aşırı alg artışı nedeniyle kokuya da sebep olan salyalaşmanın meydana geldiğini aktaran Kesici, gölün bilimsel yöntemlerle temizlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

***

Samsun’da Şehir İçi Otobüsleri Artık Elektrikli

Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) ASELSAN ve TEMSA ile işbirliği yaparak şehiriçi yolcu taşımacılığında elektrikli otobüsler kullanmaya başladı. Türkiye’nin ilk lityum pilli elektrikli otobüsleri TEKNOFEST KARADENİZ için ring seferleri yaptı. SBB Belediye Başkanı Mustafa Demir karbon salımının sıfır olduğu otobüslerin işletme maliyetinin de 7’de 1 olduğuna dikkat çekti. 10 dakikalık şarj ile 80-90 km yol gidebilen otobüslerin son derece verimli olduğunun altına çizen Büyükşehir Belediye başkanı, otobüslerin ASELSAN önderliğinde, belediye talebiyle, ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle üretildiğini belirtti.

***

Anketler Yenilenebilir Enerjiden Yana

Konda Araştırma’nın -Temiz Enerji Haber Portalı ile birlikte yaptığı çalışma Türk toplumunun yenilenebilir enerjiye sıcak baktığını ortaya koydu. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı olduğunun ancak çıkışın yenilenebilir enerjide görüldüğünü ortaya koyan çalışmada güneş ve rüzgar enerjisi yönelinmesi gereken kaynaklar olarak öne çıkıyor. Üstelik çalışmanın sonuçlarına göre toplumun yarısı güneş ve rüzgar enerjisinden sağlanacak elektrik için faturasında artışa razı geliyor.

***

İnsan Hakları İzleme Örgütü’den Yeni Rapor: Türkiye’de Plastik Geri Dönüşümü İnsanlara ve Çevreye Zarar Veriyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün yeni yayınladığı rapora göre, Türkiye’de plastik geri dönüşüöü pek çok insanın sağlığına zarar veriyor ve çevreyi herkes için olumsuz etkiliyor. “‘Sanki Bizi Zehirliyorlar’: Türkiye’de Plastik Geri Dönüşümünün Sağlık Üzerindeki Etkileri” başlıklı, 89 sayfalık raporda, Türkiye hükümetinin plastik geri dönüşümünün sağlık ve çevre üzerindeki etkilerini ele almakta etkisiz kalmasının, sağlık hakkı üzerindeki olumsuz sonuçları belgeleniyor. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü, aralarında İstanbul ve Adana’daki plastik geri dönüşüm tesislerinde daha önce çalışmış veya halen  çalışmakta olan 26 kişi ile bu tesislerin yakınında yaşayan 21 kişinin de bulunduğu toplam 64 kişiyle görüştü. Ailesi onlarca yıldır plastik geri dönüşüm tesislerinin yakınlarında yaşayan 35 yaşında bir adam “27 yaşındaki kız kardeşim kolon kanserinden öldü, bu 10 yıl önceydi,” dedi. Akrabalarının ölümünde geri dönüşüm tesislerinin yakınında yaşamalarının da pay sahibi olduğunu düşünen adam, “erkek kardeşim de dört yıl önce 34 yaşında akciğer kanserinden öldü. Bunda geri dönüşüm tesislerinin etkisi olduğuna inanıyorum,” şeklinde konuştu.


🌍 GEZEGENİMİZİN SON DURUMU

İnsan Kaynaklı Küresel Isınma(29.09.2022): +1.25890799 °C

Sıfır Emisyona Ulaşmak İçin Kalan Süre: 6 Yıl 296 Gün 

Yenilenebilir Enerji Kaynağı Oranı: %13.16

Yeşil İklim Fonu: 9.52 Milyon Dolar

Yerli Halklar Tarafından Korunan Doğal Alanlar: 43.5 Milyon km2

Haftalık C02 Ortalaması
27 Eylül 2022: 415.22 ppm
1 sene önce: 413.32 ppm
1 senelik değişim: 1.90 ppm (0.5%)
10 sene önce: 391.02 ppm
Güvenli seviye: 350 ppm


🎙️ GREENVIBES PODCAST

Podfresh desteğiyle yayınladığımız Greenvibes Podcast’in yirminci bölümü yayında!

Yirminci bölümümüzde Women in Renewable Energy (WiRE)’ın Türkiye Lideri Yasemin Somuncu bizlerleydi. Yasemin Hanım ile birlikte WALKTOCOP27 yani COP27’ye Yürüyüş projesinin içeriği, önemi ve Türkiye’nin 2022 yılında açıklayacağı 2030 iklim hedefi hakkında konuştuk.

Spotify’dan dinlemek için:

Apple Podcast’e buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.


✍🏻 BİR İMZA DA SEN AT

Change.org’daki iklim ve ekoloji ile ilgili imza kampanyalarını senin için derledik. Bir imzadan ne olur deme, çok güzel şeyler oluyor bile. 


BİZİ TAKİP EDİN 🌿

Bu ve benzeri sürdürülebilir, ekolojik ve atıksız yaşam ipuçları ve haberlerine güncel bir şekilde ulaşmak için  Greenvibes’ıNil’i  ve Ceren’i  Instagram üzerinden takip edebilirsiniz.

Bültenimize katkı sağlayan yeni ekip arkadaşlarımız Deniz ve Şevval’e teşekkür ederiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: