Greenvibes Ekolojik

Doğa Dostunuz Olsun

Akbelen Ormanı Nöbeti, Artan Sıcaklıklar, İklim Aktivistleri

Bu haftanın Greenvibes bültenine hoş geldin. Yeşil Ajans’ta yerelden ve dünyadan ekolojik haberlere biraz değinip Derin Yeşil’de Akbelen Ormanı’nda bir senedir devam eden nöbetten bahsettik. Bir İmza da Sen At’ta güncel imza kampanyalarını ve Gezegenimizin Son Durumu bölümünde küresel ısınma ve karbon salımlarımızın geldiği noktayı derledik.

Greenvibe’ının bol olduğu, keyifli okumalar dileriz.


DERİN YEŞİL

AKBELEN ORMANI’NI VERMEYECEĞİZ!

Nil Ormanlı Balpınar

“Ak be len Or m anı nı Ver me ye ce ğiz!”

Akbelen Ormanı’nı Vermeyeceğiz!

Akbelen Ormanı’nı Ne Olursa Olsun Vermeyeceğiz!

17 Temmuz Pazar günü Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de YK Enerji’nin madencilik faaliyetlerine karşı Akbelen Ormanı’nda tutulan nöbetin birinci yılıydı ve ben de 4 gün boyunca orada, direnişin kalbinde, İkizköylülerle omuz omuzaydım.  İkizköyün dostlarından biri oldum ben de… Ve Sinem’in de dediği gibi oraya gitmeden önceki Nil ile şu anki Nil hiç aynı kişi değil. Bu haftaki yazımda da hem İkizköy’de neler yaşandığından hem de oradaki gezimden sizlere bahsetmek istiyorum.

Neler oldu?

  • Bölgede üç tane termik santral mevcut: Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santralleri. 40 yıldır faaliyet gösteren bu santraller 2014 yılında özelleştiriliyor. Muğla 40 senedir kömür soluyor.
  • Bu santrallerde yıllık 8 milyon ton linyit yakılıyor, bu linyit ise bölgedeki madenlerden çıkarılıyor. Akbelen Ormanı’nın altında 33,3 milyon ton linyit yatağı bulunuyor, yani her iki termik santralin dört senelik kömür ihtiyacının karşılanması için 780 dönümlük arazide  400 yaşındaki kızılçam ve zeytin ağaçlarının yok edilmesi isteniyor.
  • Akbelen bu sebeple maden sahası ilan ediliyor, 2019 yılında istimlak işlemleri başlıyor. Köylülerin birçoğu sahip olduğu araziyi satmak istemediği için hukuki mücadele başlatıyor. Nisan 2021’de şirkete verilen maden işletme ruhsatının iptali için dava açılıyor.
  • Santraller atık küllerini gelişi güzel şekilde orman içine bırakıyor. Bu şekilde depolanması özellikle su kaynaklarının kirlenmesine neden oluyor. Ayrıca santralin bacasındaki filtreler de mevzuata uygun değil, bacalardan çıkan zehirli gazların miktarı yasanın izin verdiğinin üstünde. 2014’den beri süre verilmesine rağmen şirket bu yatırımları tamamlamadı.
  • Öte yandan sırf bu santraller çalışsın diye devlet her sene kapasite mekanizması adı verilen bir destek ödemesi yapıyor. 2020 yılında bu iki santrale ödenen miktar 233,5 milyon lira. Buna rağmen santraller bacalarına filtre takmıyor, kül deposu inşa etmiyor, insan sağlığını tehdit ediyor, suyu kirletiyor ve Bakanlıklar hala ormanı yok edip yeni kömür madeni açmasına izin veriyor.
  • Kömürün Gerçek Bedeli Muğla raporuna göre; Milas ve Yatağan’daki açık ocak linyit madenleri nedeniyle toplamda 12 köy ve mahalle ya taşındı ya tamamen yok edildi. Binlerce insan zorunlu göçe maruz kaldı, tarım alanlarını kaybetti.  
  • 1983-2017 yılları arasında Yatağan, Yeniköy, Kemerköy termik santrallerinin sadece baca gazları sonucu oluşan hava kirliliği geçtiğimiz 40 yılda 45 bin insanın erken yaşta ölümüne neden oldu. 
  • Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerini işleten Limak Holding ve İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji, İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nın 740 dönümlük bölgesini, termik santrallere linyit sağlayan açık maden ocağına katmak için gerekli izinleri alıyor ancak İkizköylüler’in direnişiyle karşılaşıyor.
  • 17 Temmuz 2021: Sabah saat 6.00’da Akbelen Ormanı’na giren Orman İşletmesi kesim ekibi İkizköy halkı ormanın derinliklerine erişinceye kadar 30’a yakın ağacı kesiyor. Oysa Orman Genel Müdürlüğü’nün ormanı Yeniköy Kemerköy Elektrik A.Ş. madenine tahsisine ilişkin kararı İkizköylüler tarafından dava edilmişti ve mahkeme bilirkişi keşfine karar vermişti. Köylülerin müdahalesiyle orman şefi kesimi durdurmak zorunda kalıyor ve jandarma ile orman ekibi sahadan çekildi. İkizköylüler ormanda 24 saat nöbet başlatıyor.
  • 8 Ağustos 2021: Muğla’nın çeşitli noktalarında yangınlar devam ederken, Akbelen Ormanı’nda İkizköylüler’in tespitine göre, şirket tarafından gönderildiğini söyleyen kişiler 102 ağacı kesiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Yeniköy Termik Santrali yakınındaki kömür stok sahasını emniyete almak için izin verdiği, şirketin ise bu izni kullanarak yangın ve kömür stok alanı ile hiçbir ilgisi olmayan Akbelen Ormanı’na bu bahaneyle girdiği anlaşılıyor.
  • 12 Ağustos 2021: Akbelen Ormanı davasında ve madenin genişletilmesinin ÇED raporundan muaf tutulmasına karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı veriliyor.
  • 20 Ekim 2021:  ÇED davası için bilirkişi keşfi yapılıyor. Keşif esnasında alandaki arkeolojik kazıda çalışan İkizköylüler şirket yararına ifade vermeyi kabul etmediklerinden işlerine son veriliyor.
  • 1 Mart 2022: 1 Mart 2022’de Akbelen Ormanı davasının ikinci keşfi yapıldı. 
  • 1 Mart 2022: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Resmi Gazetede yayımladığı yönetmelikle zeytinlik alanların -maden faaliyeti yapılacak alandaki zeytin ağaçlarının taşınacağı ya da madencilik işlemi tamamlandıktan sonra rehabilite edileceği belirtilerek- madencilik faaliyetlerine açılmasına izin veriyor. Yönetmeliğin durdurulması davası açılıyor.
  • 31 Mart 2022: İkizköy’ün Işıkdere mevkiindeki zeytin ağaçları sökülmeye başlanıyor. Kesim köylülerin direnişiyle sonlandırılıyor.  Kamuoyunun büyük tepkisi üzerine şirket söktüğü 17 ayağı tekrar dikiyor.
  • Temmuz 2022: Akbelen Ormanı davasında bilirkişi heyetindeki 4 uzman ormanın özellikle yangınlardan sonra ve iklim krizi düşünüldüğünde çok önemli bir ekolojik değer olduğunu, madenin bölgedeki tarımı ve zeytinciliği bitireceğini, yeraltı ve yer üstü su varlıklarını ok edeceğini, Akbelen Ormanı’nın madene verilmesinin ekoljik bir yıkım olacağını bilimsel olarak ortaya koyan raporlar hazırlıyor. İki uzman ise Türkiye’nin enerji ihtiyacı olduğu için ekolojik yıkım bile olsa ormanın madene tahsisini onaylıyor. Karara itiraz ediliyor.
  • 17 Temmuz 2022: Akbelen Orman Nöbeti’nin birinci yılı etkinlikleri düzenleniyor.
  •  22 Temmuz 2022: Danıştay 8. Dairesi, Muğla İkizköylülerin açtığı dava kapsamında oybirliği ile maden alanlarındaki zeytin ağaçlarının taşınmasının ya da tahrip edilecek alanların eski haline getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle “Zeytinin ölüm fermanı” olarak nitelenen yönetmeliğin yürütmesini durduruyor.

Akbelen Ormanı Nöbeti’nin Birinci Yılı

Biz cuma akşamdan sevgili Maya, Atlas ve Hazal ile birlikte oradaydık. Varır varmaz da nöbet alanına gittik. Çadırlar, üzeri slogan yazılı afişler, pankartlar, mutfak, kocaman bir masa, etrafında İkizköy’ün dostları… Sofra kuruluyor, köyden teyzeler yaptıkları yemekleri getiriyor, salatalar yapıyor, ekmekler bölünüyor, çaylar demleniyor… Ve tabii ki bir anda hep bir ağızdan şu ses yükseliyor: “Akbelen Ormanı’nı Vermeyeceğiz!” Ve hepimiz o akşam büyülenmiş bir şekilde Nejla Ablamızın evine gidiyoruz.

Ertesi sabah erkenden alana tekrar gidiyoruz, hep birlikte kahvaltı ediyoruz. Kahvaltı sonrası mıntıka temizliği, pankart ve afiş boyama işleri… Biz tabii hemen bu görevi üstleniyor ve iki tane çok güzel pankart hazırlıyoruz:) Necla Abla’nın oğlu Anıl ve Atlas tüm sanatsal yeteneklerini gösteriyor:) Deniz ise hep bizimle, iyi ki var, iyi ki var…

Öğleden sonra ise İklim Adaleti Koalisyonu ve İklim İçin Gençlik ekibinin “Türkiye İçin Kömürden Çıkış Vakti” isimli forumuna katılıp Türkiye’nin neden 2030’a kadar kömürden çıkması gerektiğini, iklim krizini, kömürün sağlık üzerindeki etkisini, sosyal adalet ve iklim adaletini konuşuyoruz.

Forumdan sonra köy meydanında canlı müzik şöleni oluyor:) Sevgili Ender Kasal Ege yöresine ait türküler söylüyor, yöresel oyunlar oynanıyor… Büyülenmiş bir şekilde onları izliyoruz… Biz de biraz pistlere çıkmış olabiliriz:)

Ardından ise Selen Çatalyürekli’nin çektiği 350.org’un tarafından yayınlanan İkizköy Belgeseli’ni izliyoruz. En son Nejla Abla’nın omzunda ağlıyorum… Belgeseli buradan izleyebilirsiniz.

Etkinliğin ikinci gününde tekrar köy meydanında buluşuyoruz. Fotoğraf sergisini geziyoruz. Yasemin’in tasarımlarına bir kez daha hayran kalıyoruz. Sonra Anıl’ın önderliğinde maden ocağını yukarıdan  görmek için köyün tepesine tırmanıyoruz. Gözlerimiz doluyor, sessizce o devası alanı izliyoruz. Gözümüzün göremediği alana kadar yayılıyor maden alanı… Tam ormanın ortasında…

Köye dönüyoruz… İlk olarak “Yaşamı Savunan Mücadeleler Buluşuyor” forumunda çevre bölgelerden gelen direnişçilerin hikâyelerini dinliyoruz. Çine Topçam, Avdan, Deştin, Muğla… Ayşe Teyze bağırıyor: “Ekmek üzerinden, su üzerinden enerji üretilmez!” Her yerde birileri direniyor, iyi ki direniyor…  Birlikte olduğumuz sürece değişimin kaçınılmaz olduğunu tekrar anlıyoruz.

Geceyi ise yine müzik dinletiyle sonlandırıyoruz…Necla Abla’nın o güzel sesinden türküler dinliyoruz…

Pazartesi günü ise köye en yakın olan Yeniköy Termik Santrali’ni ziyaret ediyoruz. Önünde pankartlarımızı açıp sloganlarımızı atıyoruz. Sadece izliyorlar… Eve geldiğimizde ise birden bir sarsıntıyla donup kalıyoruz. Deprem mi acaba diye düşünürken dinamit patlattıklarını öğreniyoruz. 6-7 şiddetinde deprem gibi sarsıntılar… Duvarlar zangır zangır titriyor, 7-8 tane dinamit patlatılmasına şahit oluyoruz…

Ardından Necla Abla ve Esra bize harika bir yemek hazırlıyorlar… Yer sofrasında yemek yiyoruz… Ve şimdi canlı yayın zamanı. Nöbet alanına tekrar dönüyoruz, bir yanda gençler bir yanda İkizköylüler. Necla Abla konuşurken ağlıyor, ben de bir taşın üstüne oturup sessizce ağlıyorum. Gençlerle gurur duyuyorum, İkizköylülerle gurur duyuyorum ve bir şekilde bir ucundan tuttuğum için, orada olduğum için kendimle de…

Canlı yayın bitince yine sıkıca birbirimize sarılıyoruz…Gitmek istemiyoruz, göndermek istemiyorlar. Orada iyice anlıyorum ve dibine kadar hissediyorum: Biz orada onlarla aile olduk.

4 gün boyunca bize evini açan, sofrasını paylaşan, kocaman sarılan Işık Ailesi… Necla Ablam, canım Esra ve Anıl… Canım Deniz Gümüşel… Aytaç Abla, Ali Abi, Deniz Abla, Aladdin Abi, Şenol Abi, Muzaffer Abi, Kazım Abi, Sultan Abla, İsmail Abi, Hülya Abla, Ayşe Teyze… Tüm İkizköy dostları… Hepinize binlerce kez teşekkür… İyi ki…

O zaman bir kez daha, hep birlikte: İklim için, zeytin için, Akbelen için ADALET!
İkizköy mücadelesinin başlattığı imza kampanyasına buradan, gençlerin kömürden çıkış kampanyasına buradan destek olabilirsiniz.


YEŞİL AJANS

Dikili’nin Doğal Güzellikleri Tehlike Altında

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir’in Dikili ilçesindeki doğal güzellikleriyle ünlü olan Bademli ve Karagöller’in de içinde yer aldığı 1. Derece Doğal Sit Alanı olan bölgelerin statülerinin “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak değiştirildiğini açıkladı. Bu kararla birlikte bölgede yapılaşmaya izin verilmiş oldu ve böylece sit alanında Rüzgâr Enerji Santrali, Güneş Enerji Santrali ile madencilik ve turizm faaliyetleri yapılabilecek. Bu karara karşı bölge halkı Dikili Kaymakamlığı aracılığıyla itiraz dilekçesi verdi. Dilekçede bu kararın sahil şeridini de etkilediği ve bunun Kıyı Kanunu’na aykırı olduğu belirtildi. Yeşil alanları büyük ölçüde tehlikeye atan bu karar Ege Kültür ve Çevre Platformu ile Bergama Çevre Platformu tarafından da büyük bir endişe ve tepkiyle karşılandı.

***

Tuz Gölü’nde Yine Toplu Yavru Flamingo Ölümleri Başladı

Yıllar içerisinde yanlış tarım teknikleri ve su kaynaklarının doğru kullanılmaması sonucunda Tuz Gölü kurudu. Gölün kurumasıyla birlikte yeterli besini bulamayan yavru flamingolar geçen yıl olduğu gibi bu senede de toplu şekilde ölmeye başladı. Uzmanlara göre bölgede hâlâ devam eden ve aşırı su isteyen ayçiçeği, şeker pancarı ve mısır gibi ürünlerin üretimi bu kurak iklimdeki gölün kurumasına sebep oldu. Doğa gönüllüsü ve fotoğrafçısı Fahri Tunç ise sondajlar, barajlar ve su kaynaklarının kesilmesinden dolayı suyun hızlı bir şekilde çekildiğine ve ****dünyanın en büyük flamingo kolonisinin yer aldığı bu bölgede acil önlem alınmazsa çok daha fazla yavru flamingonun öleceğine dikkat çekti.

***

Denizdeki Plastik Atıklar Caretta Caretta’nın Ölümüne Sebep Oldu

Antalya’nın Kaş ilçesindeki Patara kumsalında çevre sakinleri, nesli tükenme tehlikesini yaşayan caretta caretta’nın yerde hareketsiz bir şekilde yattığını fark edip yetkililere bildirdiler. Patara Deniz Kaplumbağaları Koruma Ekibi hayvanın öldüğünü belirlemesinin ardından Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Eyüp Başkale ve ekibi kaplumbağanın yuttuğu plastik atıkların bağırsaklarını tıkaması sonucu öldüğünü tespit etti. Başkale, caretta caretta’nın bağırsağında birçok plastik ve çuval parçaları ile ambalaj atıkları bulduklarını söyledi. Ekip üyesi Ayfer Şirin, son günlerde yunus, kuş, vatoz gibi birçok hayvanın da ölüsüne rastladıklarına ve olta iğneleri, misinalar, balıkçı ağları gibi denizlere atılan plastiklerin ve kimyasalların tüm bu canlıların hayatını tehdit ettiğine dikkat çekerek acil koruma önlemleri konusunda uyarıda bulundu.

***

Artan Sıcaklıklar Avrupa’yı Derinden Etkiledi

İklim krizinin etkisiyle aşırı sıcak hava dalgası Avrupa’yı etkisi altına aldı. Bu dalga, hava sıcaklığı 40 santigrat dereceyi aşan Portekiz ve İspanya’da 300’e yakın kişinin ölümüne sebep oldu; şiddeti artan orman yangınları nedeniyle binlerce kişi tahliye edildi. İngiltere Meteoroloji Kurumundan yapılan açıklamaya göre Londra’nın en büyük havalimanı Heathrow’da yerel saatle 12.50’de hava sıcaklığının 40,2 santigrat derece olarak kaydedildi. Bunun ülke tarihinde bu zamana kadar ölçülen en yüksek sıcaklık olduğu belirtildi ve kırmızı alarm seviyesine geçildiği duyuruldu. Artan orman yangınları sebebiyle de başkentte “olağanüstü durum” ilan edildi. Fransa’nın güney batısındaki Gironde bölgesinde ise 10 binden fazla kişi tahliye edildi.

***

İklim Aktivistleri ABD’den Cesur Adımlar Bekliyor

Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’da şiddetli sıcak dalgaları halkları etkilemeye devam ederken Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, aşırı sıcaklarla mücadeleye destek olmak için hazırlanan eyalet ve kentlere 2.3 milyar dolarlık fonu kapsayan destek planını açıkladı. Cumhuriyetçilerin bu plana destek çıkmadığından yakınan Biden, “İklim değişikliği kelimenin tam anlamıyla milletimiz ve dünya için varoluşsal bir tehdittir,” demesine rağmen iklim acil durumu ilan etmedi. Bu açıklamanın üzerine iklim aktivistleri daha somut adımlar atılması gerektiğini belirterek Senato’yu iklim krizini ele almaları için yürütme yetkilerini cesurca kullanmaya çağırdı.

***

Almanya İklim Kriziyle Mücadeleye Destek İçin “Küresel Kalkan” İnşa Ediyor

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Berlin’de Petersberg İklim Diyaloğu için toplanan bakanlara “iklim riskine karşı küresel bir kalkan oluşturmak istiyoruz,” dedi. İklim krizine karşı yeterli önlemi almayan yoksul ve savunmasız ülkeler için “küresel bir kalkan” inşa etmeyi hedefleyen Almanya hükümeti, kuraklık veya fırtına gibi felaketlerden sonra yavaş ve düzensiz bir şekilde yardım sağlayabilen bu sistemdeki kusurları sigorta ve sosyal güvenlik planlarını iyileştirerek gidermek istiyor. Aktivistlere göre bu kalkan, düşük ve orta gelirli ülkelerin talep ettiği, zenginlerin engellediği özel kayıp ve hasar finansmanı tesisini engelleyebilir. Ayrıca iklim krizinin şiddetini artırması durumda ve afetler sıklaştıkça zengin ülkelerin bu tip yardımları süresiz olarak sağlayacağından emin değiller. Buna ek olarak Stockholm Çevre Enstitüsü araştırmacısı Zoha Shawoo, sigortaların yalnızca fırtına, kuraklık ve orman yangınları gibi ani afetler için işe yaradığını, çölleşme ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi daha yavaş afetlerde işe yaramadığını ifade etti. Birçok iklim aktivisti, bu tarz girişimlerin sürdürülebilir olduğundan emin değil.


🌍 GEZEGENİMİZİN SON DURUMU

İnsan Kaynaklı Küresel Isınma(28.06.2022): +1.254776226 °C

Sıfır Emisyona Ulaşmak İçin Kalan Süre: 6 Yıl 359 Gün 

Yenilenebilir Enerji Kaynağı Oranı: %13.05

Yeşil İklim Fonu: 9.52 Milyon Dolar

Yerli Halklar Tarafından Korunan Doğal Alanlar: 43.5 Milyon km2

Haftalık C02 Ortalaması
26 Temmuz 2022: 420.99 ppm
1 sene önce: 418.94 ppm
1 senelik değişim: 1.29 ppm (0.31%)
10 sene önce: 394.64 ppm
Güvenli seviye: 350 ppm


🎙️ GREENVIBES PODCAST

Podfresh desteğiyle yayınladığımız Greenvibes Podcast’in on altıncı bölümü yayında!

On altıncı bölümümüzde ekibimizin yeni üyesi Şevval ile birlikte sosyal medyanın ekolojiyle ilgili farkındalığı artırmadaki etkileri, olumlu ve olumsuz yansımaları ile bu alandaki içerik üretici ve tüketicilerin deneyimleri hakkında konuştuk.

Spotify’dan dinlemek için:

Apple Podcast’e buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.


✍🏻 BİR İMZA DA SEN AT

Change.org’daki iklim ve ekoloji ile ilgili imza kampanyalarını senin için derledik. Bir imzadan ne olur deme, çok güzel şeyler oluyor bile. 


BİZİ TAKİP EDİN 🌿

Bu ve benzeri sürdürülebilir, ekolojik ve atıksız yaşam ipuçları ve haberlerine güncel bir şekilde ulaşmak için  Greenvibes’ıNil’i  ve Ceren’i  Instagram üzerinden takip edebilirsiniz.


Bültenimize katkı sağlayan yeni ekip arkadaşlarımız Deniz ve Şevval’e teşekkür ederiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: