Greenvibes Ekolojik

Doğa Dostunuz Olsun

Our Broken Planet Sergisi, Yangınlar, Seller, Siyanür

Bu haftanın Greenvibes bültenine hoş geldin. Yeşil Ajans’ta yerelden ve dünyadan ekolojik haberlere biraz değinip Derin Yeşil’de Our Broken Planet sergisinden notlar derledik.  Bir İmza da Sen At’ta güncel imza kampanyalarını ve Gezegenimizin Son Durumu bölümünde küresel ısınma ve karbon salımlarımızın geldiği noktayı derledik.

Greenvibe’ının bol olduğu, keyifli okumalar dileriz.


DERİN YEŞİL

AH, BİZİM BOZULMUŞ GEZEGENİMİZ

Our Broken Planet Sergisinden öne çıkanlar

Nil Ormanlı Balpınar

Haziran ayının başında Londra gezim sırasında Londra Doğa Tarihi Müzesi’ndeki Our Broken Planet: How We Got Here and Ways to Fix It sergisini ziyaret etme fırsatım oldu, bu yazımda da bu sergide öne çıkan noktaları ve çarpıcı verileri sizlerle paylaşacağım.

Ücretsiz ziyaret edebileceğiniz bu sergi aslında insanların doğal yaşamı nasıl değiştirdiğini gözler önüne seriyor. Sergi, gezegenimizin kırılgan ekosistemlerinin yüzleştiği krizleri gösteren ve müzenin bilim insanları tarafından seçilmiş 40 adet nesne üzerinden kurgulanmış. Tüm bu nesneler ve çarpıcı veriler üzerinden eylemlerimizin gezegen üzerinde bıraktığı etkilerle çarpıcı bir şekilde yüzleşiyor, iklim aciliyetinin önemini bir kez daha anlıyor, “bozulmuş” gezegenimizi tamir etmeye yarayacak bazı çözümler buluyoruz.

1.Bölüm: Dünyayı Yemek (Eating The Earth)

Bu bölüm, beslenme biçimlerimizin gezegen üzerindeki etkisine odaklanıyor. İneklerin, domuzların ve diğer besi hayvanlarının, gezegendeki memelilerin ağırlık açısından yüzden 60’ını oluşturduğunu biliyor muydunuz mesela? Veya tarımın tatlı su kaynaklarımızın yüzde 70’ini kullandığını?

Serginin bu bölümünü ayrıca tükettiğimiz gıdaların karbon ayak ve su ayak izini ve gıdaları yetiştirilmesi için kullanılan toprak alanlarını da detaylıca gösteriyor, hayvansal gıdaların aslında gezegene ne kadar zararlı olduğunu vurguluyor.

  • 1 kilo et: 99,5 kilo Co2 eş değeri, 326,2 metrekarelik toprak, 34.733,
  • 1 kilo bitter çikolata: 46,7 kilo Co2 eş değeri, 69 metrekarelik toprak,
  • 1 kilo kahve 28,5 kilo Co2 eş değeri: 21,6 metrekarelik toprak, 337 litre,
  • 1 kilo peynir: 9,8 kilo Co2 eş değeri, 87,8 metrekarelik toprak, 180.851,
  • 1 kilo tofu: 3,2 kilo Co2 eş değeri, 3,5 metrekarelik toprak, 5113 litre su,
  • 1 kilo patates: 0,5 kilo Co2 eş değeri; 0,9 metrekarelik toprak, 2764 litre su
Günümüz Küresel Toprak Kullanımı

Tarım alanları, gezegen üzerindeki toprakların üçte birini kaplıyor. İnsanlık tarih boyunca tarım alanları çarpıcı şekilde genişledi, sadece son 125 yılda iki katına çıktı.

– %27: (et ve süt ürünleri için kullanılan) çiftlik alanları

Besi hayvanlarını beslemek ve yetiştirmek için kullanılan toprak miktarı, Kuzey, Orta ve Güney Amerika’nın kapladığı alana eşit.

-%7: ekinler için kullanılan tarım alanları
-%19: çöller, tuzla kaplı düz araziler ve kayalar
-%26: ormanlar
-%1: göl ve nehirler
-%10: buzullar
-%1: şehirler, kasabalar, yollar
-%8: çayırlar ve çalılar

2.Bölüm: Doğa Satışta (Nature for Sale)

Telefonlarımızın içindeki değerli metallerden tutun da tişörtlerimizin hammaddesi olan pamuğa, kullandığımız her şeyin kaynağı aslında doğadan geliyor ve biz doğaya sınırsız bir süpermarketmiş gibi davranıyoruz. Madenler tüm peyzajı yeniden şekillendiriyor, hayvanların avlanma yüzünden soyları tükeniyor. Ve tarihte ilk defa, ürettiğimiz her şey -binalar, dizüstü bilgisayarlar, cips paketleri- dünyadaki tüm hayvan ve bitkilerin toplamından daha ağır geliyor.

Bu bölüm tüm bu kaynak kullanımın iklim üzerindeki etkisini anlatırken şu soruları da sorduruyor: Bu ürün nasıl üretildi? Nasıl bertaraf edilecek? Eğer sürdürülebilir bir gelecek istiyorsak, daha fazla ürün satın almaya devam edebilir miyiz?

Şekerin Gerçek Fiyatı
Diğer mahsullerden daha çok şeker kamışı yetiştirdiğimizi biliyor muydunuz? Yıllık 1,5 milyar ton! Şeker kamışlarının ekimi için Karayip ve Brezilya’daki yağmur ormanları kesiliyor…

Hızlı Moda

-İklim krizinden mikroplastik kirliliğine, küresel moda endüstrisinin gezegenimiz üzerinde giderek büyüyen çevresel bir etkisi var.

-Moda endüstrisi, küresel karbondioksit salımlarının tahmini olarak yüzde 8-10’unu oluşturuyor.

-Okyanuslardaki mikroplastiklerin yüzde 35’i sentetik kıyafetlerin yıkanmasından ve tekstil atıklarından geliyor.

-Her sene 9000 adet Eyfel Kulesi ağırlığında tekstil atığı ya katı atık depolama sahalarına gömülüyor ya da yakılıyor.

-Moda endüstrisi 32 milyon olimpiyat havuzu genişliğinde su harcıyor, bunun çoğunluğu pamuk yetiştirmede kullanılıyor.

-2012 yılında 150 milyar kıyafet üretildi. Moda markaları 2000 yılında ürettiklerinin iki katı kıyafet üretiyor.

-Tekstil ürünlerinin yarısından fazlası, fosil yakıtlarından elde edilen polyesterlerden üretiliyor.

Bu bölümde sergilenen en çarpıcı nesneler de Thames Nehri’den çıkarılan plastikler; plastik ve metallerden yapılmış kuş yuvalarıydı.

3.Bölüm: İklim Aciliyeti (Climate Emergency)

Bu bölümün girişindeki yazıyı direkt olarak paylaşıyorum:

“İklim krizi sebebiyle değişen yağış rejimleri, sıcak hava dalgaları ve kuraklık, gıda tedarikimizi olumsuz etkiliyor, hastalıkların yayılma riskini artıyor. Okyanuslarda mercanlar beyazlıyor, karada ise orman yangınlarının sıklıkları artıyor.

Ama umutsuzluğa kapılmamalıyız. Dünyanın her yerinden aktivistler acil değişim için güçlü çağrılarda bulunuyorlar. Burada, müzede de bilim insanları yeşil enerji üretimi için gereken maddelerin nasıl daha sürdürülebilir bir şekilde elde edilebileceğini keşfetmeye çalışıyor, daha sıcak denizlerde hayatta kalabilen mercan türlerini inceliyor, karbon yutan ormanlık alanların yenilenmesini yardımcı oluyorlar.”

Orman Yangınları Artıyor

2019 ve 2020’de Avustralya’da çıkan orman yangınları sırasında, en azından 3 milyar hayvan alevlerle karşı karşıya kaldı. Koalalar ciddi bir şekilde etkilendi, tahminlere göre eğer acil eylem önlemleri alınmazsa, Yeni Güney Galler’de koala nesli 2050’ye kadar tükenmiş olacak. Avustralya’dan Amazonlara, iklim değişikliği yangın sezonlarının uzamasına ve daha fazla şiddetlenmesine neden oluyor.

Kömürsüz Gelecek?

Ölü yaprak ve dalların milyonlarca yıl boyunca dönüşmesiyle oluşan kömür, yakıldığında dakikalar içerisinde karbondioksit salmaya başlıyor. Fosil yakıtlar 200 yıldan fazladır hayatlarımıza enerji sağlıyor fakat aynı zamanda küresel ısınmanın 1 derecenin üzerine çıkmasına da sebep oluyor. İngiltere’de elektriğin yüzde 3’ü kömürlü termik santrallerden gelirken Türkiye hâlâ kömürden çıkış tarihini açıklamış değil.

Yenilebilir Enerji Yaban Hayatı Tehdit Edebilir

2020’de nesli tükenen Çin kılıçbalığının kaderini beton barajlar mühürledi. Birçok hidroelektrik santralinde olduğu gibi barajlar, Çin’in ihtiyacı olan enerjinin büyük bir kısmını karşılasa da kılıçbalıklarının Yangtze Nehri’ndeki yumurtlama alanlarına ulaşmalarını engelledi ve nesillerinin tükenmesine sebep oldu. 

Derin Deniz Madenciliği

Düşük karbonlu bir geleceğin anahtarı derin okyanusların dibinde yatan milyarca küçük taş parçacıklarında yatıyor olabilir. Bu küçük parçalar, elektrikli araba bataryaları üretmede oldukça değerli olan metaller içeriyor. Fakat bu taş parçalarını hasat etmeden önce, onların etrafında yaşayan birçok değerli canlıyı düşünmeliyiz. Müzedeki bilim insanları, Birleşmiş Milletler, hükümetler, çevre grupları ve endüstri ile birlikte çalışarak derin deniz madenciliğinin bu eşsiz ekosistem üzerindeki etkisini anlamaya çalışıyorlar.

Daha Yeşil Bir Gezegen İçin Madencilik

Lityum gibi metaller, elektrikli arabalar, rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri için oldukça elzem. Fakat problem şu ki Birleşik Krallık’taki bütün arabaları elektrikliye çevirmek için dünyanın yıllık lityum tedariğinin dörtte üçünü kullanmak gerekiyor. Müzedeki bilim insanları, Birleşik Krallık’taki granit madenlerinden sürdürülebilir bir şekilde lityum çıkarmanın yollarını arıyorlar.

Sergi beni gerçekten çok etkiledi, bilmediğim bir sürü şey öğrendim. Ayrıca sadece sorunlara değil, hem bireysel hem de bilimsel çözümlere odaklanması beni ayrıca etkiledi. Yolunuz düşerse mutlaka gidin görün derim☺.


YEŞİL AJANS

Batı Karadeniz Yeniden Sular Altında Kaldı

Geçen sene olduğu gibi 2022’de de Batı Karadeniz’de sel felaketleri meydana geldi. Başta Kastamonu olmak üzere Karabük, Zonguldak, Bartın ve Sinop’ta şiddetli yağışlar gerçekleşti. AFAD ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü 27 Haziran’da bu bölgelere kırmızı kodlu aşırı yağış uyarısı verdi. Sağanak yağışlar sonucunda toprağın suya doymasından dolayı çay ve derelerde taşkınlar oldu. Bu taşkınların en etkililerinden biri, Kastamonu’nun Şenpazar ilçesinde derenin üzerinde bulunan iki köprünün yıkılarak gözden kaybolmasına sebep oldu. Geçtiğimiz yıl 65 kişinin hayatını kaybedip 8 kişinin kaybolduğu Bozkurt ilçesinde ise evleri ve iş yerlerini su bastı, istinat duvarları yıkıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yaptığı açıklamaya göre Kastamonu’ndaki sel nedeniyle 1 kişi kayıp ve 118 köye ulaşım sağlanamıyor.

IPCC’nin araştırma raporlarında iklim değişikliğinin etkisinin artmasıyla birlikte sellere neden olan aşırı ve ani yağışların hem yoğunluğunda hem de sıklığında artış yaşanacağı öngörülüyor. Gelecek yıllarda bu felaketlerin artacağı uyarısında bulunan bilim insanlarını dinleyerek gerekli azaltım önlemlerinin alınması için karar vericilerin zamanı git gide daralıyor.

***

Marmaris’teki Yangın Bu Yıl da Devam Etti

21 Haziran günü Muğla’nın Marmaris ilçesinde yeniden bir orman yangını başladı. Kundaklama sonucu çıktığı belirtilen yangın rüzgârın etkisiyle kısa sürede geniş alana yayıldı ve yangının beşinci gününde söndürüldü. Yangının yavaşlatılması için “karşı ateş” yönteminin uygulandığı açıklandı. Bu yöntemin uygulanmasının amacıysa büyük alevlerin önündeki yanıcı maddeyi önceden yakarak yangının enerjisinin azaltmak ve doğuya ilerlemesini engellemekti. Bunun sonucunda Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi’nin açıklamasına göre 5 bin 143 hektarlık alan zarar gördü. Çok sayıda gönüllünün de desteğiyle yangınla mücadele sürdü. Bununla birlikte yangından birçok canlı da etkilendi, Sağlık Bakanlığına bağlı UMKE ekipleri hayvanlara müdahale etti.

Geçtiğimiz yıl aynı bölgede binlerce hektarlık alanın zarar görmesi aslında bir tesadüf değil. IPCC araştırma raporlarında özellikle Akdeniz Havzasında sıcaklıklarla birlikte kuraklığın ve yangın riskinin artacağı belirtiliyor.

Ülkemizde ve dünyada hızla artan yangınları ve etkilerini daha detaylı öğrenmek isterseniz Burning (Yangın) adlı belgeseli izleyebilirsiniz.

***

Erzincan’daki İliç Barajı’na Siyanür Döküldü

21 Haziran’da ortaya çıkan İliç Barajı’na siyanür sızması iddialarını Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’ni işleten Anagold Madencilik doğruladı. Bu çevre kirliliğine sebep olan madencilik faaliyetleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından durduruldu ve şirkete yalnızca 16 milyon 441 bin Türk lirası idari para cezası uygulandı. Nehre dökülen siyanür miktarının 20 ton olduğu, siyanürün Sabırlı Köyü deresine ve bu dereden de Fırat Nehri’ne aktığı iddia edildi. Anagold Madencilik’in yaptığı açıklamada dökülen solüsyonda yalnızca 8 kilogram siyanür bulunduğu ve hemen temizlendiği ifade edildi. Öte yandan, olayın ardından Fırat Nehri’nin kollarında görülen renk değişikliği başta yöre halkı olmak üzere yaygın bir endişe yarattı.

***

Nükleer ve Doğalgazı Destekleyen İklim Şurası Kararları Yayımlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye’nin ilk İklim Şurası’nda üç ay süren çalışmalar sonucunda iklim değişikliğiyle mücadelede 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri gözetilerek “İklim Uyumlu Şehirler”, “İklim Dostu Tarım”, “Kuraklık Eylem Planı”, “Çevreci ve Temiz Ulaşım Ağı”, “Yeşil Enerji”, “Yeşil Ekonomi” ve “İklim Eğitimi” başlıklarında 217 karar alındı. Fakat alınan kararlarda beklenilenin aksine kömürden çıkışa dair herhangi bir ifade yer almazken doğalgaz ve nükleer gibi kaynaklardan elektrik üretiminin artırılması desteklendi. Kömürle alakalı iki karardan ilkinde “Türkiye’nin iktisadi ve sosyal kalkınma hakkına engel olmadan” emisyonun düşürülerek kömürden elektrik üretiminin yapılmasına dair bir yol haritası çizilmesi yer alıyordu. İkinci karar ise enerji dönüşümünde kömür madenciliği ve kömürden elektrik üretimi sektörlerinde çalışanların adil geçişi ile alakalı geliştirmelerin yapılacağı ile ilgiliydi.

***

İklim Eşiğinin Aşımı, Ekosisteme ve Biyoçeşitliliğe Karşı Sert Etkilere Sebep Olacak

Cape Town Üniversitesi (UCT) ve University College London (UCL) bünyesinde gerçekleştirilen son araştırmalara göre küresel sıcaklıklarda 2°C’lik artışın aşılmasıyla biyoçeşitliliğin sert etkileneceği ve sıcaklık düşse bile geri yenilenmenin yavaş olacağı öngörülüyor. Dünya genelinde 30 binden fazla türün incelenmesiyle gerçekleştirilen bu çalışma, incelenen alanların en az dörtte birinin kritik eğişin aşılması öncesindeki normal koşullara geri dönüş şansının belirsiz olduğunu veya böyle bir ihtimal olmadığını ortaya koyuyor.

***

Küresel Isınmanın Etkisiyle Rotasını Kuzeye Çeviren Avrupa Arı Kuşları Birleşik Krallık’ta Görüldü

Uzmanlara göre, Afrika ve Güney Avrupa’dan gelen gökkuşağı rengindeki Avrupa arı kuşunun daha kuzeye, İngiltere’nin Norfolk sahiline yuva yapması, nadir görülen 3 yavru uzunbacağın  Yorkshire’da görülmesi doğa ve iklim acil durumunun İngiltere’ye ulaştığının “kaçınılmaz bir işareti”.

Trimingham sahil köyü yakınlarındaki küçük bir kum ocağında yuva yapan birkaç arı kuşunun başarılı bir şekilde üreyeceklerine dair umutlar arttı. 1956-2001 yılları arasında Birleşik Krallık’ta üremeyen Avrupa arı kuşunun bu yuvalama denemesi bu yüzyıl içerisindeki altıncı girimi. RSPB’den Mark Thomas, “Bu yedi arı kuşu kesinlikle şu anda Birleşik Krallık’ta görebileceğiniz en renkli ve heyecan verici canlı. İnanılmaz bir manzara olsa da bu kuşların kıyılarımıza gelişinin iklimimizdeki değişikliklerden ve hem burada hem de dünyadaki vahşi yaşam üzerindeki baskılardan kaynaklandığını unutmamalıyız. İklim değişikliği sebebiyle kuzeye doğru itilen bu egzotik kuşlar, son yirmi yılda doğa ve iklim acil durumunun kıyılarımıza ulaştığının erken ve kaçırılmaz bir işareti olarak, gelecekte muhtemelen yeni yaz göçmeni türler haline gelecekler,” şeklinde açıklamalarda bulundu.

***

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Fosil Yakıt Şirketlerinin “İnsanlığı Boğduğunu” Belirtti

BM genel sekreteri, fosil yakıt şirketlerinin ve onları finanse eden bankaların “insanlığı boğduğunu” belirtti. António Guterres; fosil yakıt şirketlerini, sigara ile kanser arasındaki ilişkiyi açıkça belirten sağlık tavsiyelerini saklayıp veya bunlara saldırıp bağımlılık yapan ürünlerini satmaya çalışmaya devam eden tütün şirketleriyle karşılaştırdı, ilk kez böyle bir paralellik çizdi.

Beyaz Saray tarafından düzenlenen bir iklim konferansı olan Büyük Ekonomiler Forumu’nda konuşan Guterres, fosil yakıtları dizginleyemeyen ve çoğu durumda en kirli fosil yakıt olan kömür, petrol ve doğalgaz üretimini artırmaya çalışan hükümetleri de kınadı.

“Fosil yakıt tehlikesinden daha açık veya mevcut bir şey daha olamaz. Kısa vadede bile fosil yakıtlar politik veya ekonomik olarak bir anlam ifade etmiyor,” şeklinde bir açıklamada bulundu.

***

Çiftçiler Eski Gıda Ormanlarını Restore Ediyor

Biyoçeşitlilik açısından zengin ormanlara sahip batı Maui Dağları’ndaki bolluk bereket zamanları ve gıda egemenliği tehlike altında. Limon ağaçları, onlarca yıldır şeker kamışı üretimi sebebiyle olumsuz etkileniyor. Tarım alanlarından üstünden akan ve pestisit, tortu veya metal içerdiği için su kaynaklarını kirletebilen su, aşırı turizm ve küresel ısınmayla bağlantılı olarak da okyanus resiflerine zarar veriyor ve su kıtlığına sebep oluyor.

Fakat toprağın şef, insanların da onun hizmetkarı olduğuna inanan Kaipo Kekona ve eşi Rachel Lehualani Kapu, birkaç dönümlük tahrip edilmiş tarım arazisini bir gıda ormanına dönüştürmeyi başardı.18. ve 19. yüzyılda sömürgeciler, çoğunlukla ihracat için şeker ve ananas olmak üzere endüstriyel monokültür ürün tarlaları oluşturmak için toprağı, suyu ve emeği çalana dek tüm ada dev bir gıda ormanıymış. Hawailileri toprakları ve gelenekleriyle yeniden birleştiren Yerli egemenlik hareketinin bir üyesi olan Kekona amaçlarını şöyle açıklıyor: “Amaç emperyal düzeni yıkmak ve bu endüstriyel tarım uygulamalarını değerlerimizi yansıtan, çevresel açıdan daha sürdürülebilir bir düzenle değiştirmek.”

***

Tüm Dünyadan Sıcaklık Rekorları Haberleri Geliyor

Pazartesi günü rahatsız edici derecede yüksek sıcaklıklar ABD’de Büyük Göller bölgesini vurarak yazın geldiğini duyurdu. Ulusal Hava Durumu Servisi, “Aşırı sıcaklık ve nem, özellikle dışarıda çalışanlar veya açık hava aktivitelerine katılanlar için, sıcaklıkla ilgili hastalık potansiyelini önemli ölçüde artıracaktır,” uyarısında bulundu.
Sadece ABD’de değil, Kanada, Kuzey ve Batı Avrupa ve Afrika’da da rekor sıcaklıklar kaydediliyor. İtalya’da tarihi kuraklık sebebiyle “acil durum” ilan edildi.  Hindistan ve Pakistan’da  bir milyardan fazla insanı 40 derecenin üzerinde kavurucu sıcaklara maruz kaldı. Japonya’da 40 derece rekoru ilk defa haziran ayında kırıldı. 21 Haziran’da İran 52,2 dereceyi gördü. 16 Haziran’da Fransa tarihinin en erken 40 derece rekorunu kırdı. Tüm bu rekorlar Son IPCC raporunda yer alan iklim krizi sebebiyle aşırı sıcaklarda artış beklendiği uyarısının ne kadar yerinde olduğunu gösterdi.


🌍 GEZEGENİMİZİN SON DURUMU

İnsan Kaynaklı Küresel Isınma(30.06.2022): +1.2529811 °C  

Sıfır Emisyona Ulaşmak İçin Kalan Süre: 7 Yıl 22 Gün 

Yenilenebilir Enerji Kaynağı Oranı: %13.00

Yeşil İklim Fonu: 9.52 Milyon Dolar

Yerli Halklar Tarafından Korunan Doğal Alanlar:43.5 Milyon km2

Haftalık C02 Ortalaması
28 Haziran 2022: 420.56 ppm
1 sene önce: 418.62 ppm
1 senelik değişim: 1.94 ppm (0.46%)
10 sene önce: 395.92 ppm
Güvenli seviye: 350 ppm


✍🏻 BİR İMZA DA SEN AT

Change.org’daki iklim ve ekoloji ile ilgili imza kampanyalarını senin için derledik. Bir imzadan ne olur deme, çok güzel şeyler oluyor bile. 


BİZİ TAKİP EDİN 🌿

Bu ve benzeri sürdürülebilir, ekolojik ve atıksız yaşam ipuçları ve haberlerine güncel bir şekilde ulaşmak için Greenvibes’ıNil’i ve Ceren’i Instagram üzerinden takip edebilirsiniz.


Bültenimize katkı sağlayan yeni ekip arkadaşlarımız Deniz ve Şevval’e teşekkür ederiz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: