Greenvibes Ekolojik

Doğa Dostunuz Olsun

2021’nin Küresel Sıcaklık Raporu

Bu haftanın Greenvibes bültenine hoş geldin. Yeşil Ajans’ta yerelden ve dünyadan ekolojik haberlere biraz değinip Derin Yeşil’de 2021’in sıcaklık raporunu çıkardık.  Bir İmza da Sen At’ta güncel imza kampanyalarını derledik. Ve yeni bölümümüzde gezegenimizin son durumunu derledik.

Greenvibe’ının bol olduğu, keyifli okumalar dileriz.


DERİN YEŞİL

2021’nin Küresel Sıcaklık Raporu: En Sıcak Yılları Yaşıyoruz

2021’de de sıcaklık rekorları kırılmaya devam etti, Afrika en sıcak ocak ayını yaşadı.

Nil Ormanlı Balpınar

İklim krizinin etkileri giderek derinleşiyor, etkileri her sene giderek daha fazla hissediliyor. Bilim insanları 2021’in en sıcak on yıl içine girdiğini vurgularken ben de ay ay sıcaklık değişimlerini sizler için derlemek istedim.

Ocak 2021, Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA -The National Oceanic and Atmospheric Administration) raporlarına göre küresel kara ve deniz yüzeyi sıcaklıkları 0,80 derece artış ile 20. yüzyıl küresel ortalamalarının üstüne çıkarak en sıcak yedinci ocak ayı olarak kayıtlara geçti. Ağustos 2020’de başlayan La Niña yeni seneye soğuk bir giriş yapılmasına neden oldu. Ocak ayı raporunda 2021’in en sıcak yıl olma şansı %2,9 olarak değerlendirilse de en sıcak on yıl arasına girme olasılığı %99 olarak gösterilmişti. Yıl sonu raporuna baktığımızda ise bu oranın tuttuğunu görüyoruz.

Afrika, 2020’deki 0,05 derecelik sıcaklık artışı rekorunu 1,67 derece artış ile kırarak en sıcak ocak ayını yaşadı.

                                                         ***

La Niña’nın soğutucu etkileri Pasifik Okyanusu’nun tropik bölgelerinde Şubat 2021’de de görülmeye devam etti, ayrıca senenin ilk ayının yarısında Arktik Salınımı’nın (AO) negatif durumda olması da soğuk Arktik havasının orta enlemlere ulaşmasına sebep oldu. Soğuk havanın etkisinde geçen Şubat 2021, ortalamanın 0,65 derece üstündeki sıcaklık artışıyla en sıcak on altıncı şubat olarak kayıtlara geçti.

Kuzey Amerika 1994’ten, ABD 1989’dan, Okyanusya 2012’den beri en soğuk şubatını yaşadı. 

Fakat dikkat çeken sıcak havalar, ortalamanın en az iki derece üstündeki artışla Kanada’nın doğusunda, Avrupa’nın güneyinde, Asya’nın güney ve kuzeydoğusunda görüldü.

                                                         ***

Arktik Salımı Mart 2021’de pozitif duruma geçerken, La Niña Pasifik Okyanusu’nda etkisini göstermeye devam etse de gücünü kaybetti.

Mart ayı küresel kara ve deniz yüzeyi sıcaklıkları 20. yüzyıl küresel ortalamalarının üstüne 0,76 derece çıkarak en sıcak sekizinci mart olarak kayıtlara geçti.

                                                         ***

Nisan ayı 20. yüzyıl küresel ortalamalarının üstüne 0,79 derece çıkarak en sıcak dokuzuncu nisan olarak kayıtlara geçti.

                                                         ***

Mayıs ayı 0,81 dereceyle yirminci yüzyıla ortalamalarının üstüne çıkarak en sıcak altıncı mayıs olarak kayıtlara geçti.

                                                          ***

Haziran  20. yüzyıl ortalamalarının üstüne 0,88 derece çıkarak en sıcak beşinci haziran olarak kayıtlara geçti.

Afrika 1,44 derecelik artışla en sıcak, Avrupa ise 2,36 derecelik artışla en sıcak ikinci haziran ayını yaşadı.

Finlandiya 16,5 dereceyi görerek en sıcak Haziran ayını yaşarken ülkenin başkenti Helsinki’de ortalama sıcaklıklar 19,3 derecelerde seyretti. Norveç, 1900 yılından beri en sıcak beşinci, İsviçre 1864 yılından bugüne en sıcak dördüncü haziranını yaşadı.

                                                            ***

Temmuz ayı, ortalamaların 0,93 derece üstüne çıkarak 15,8 derece ile 1880’den beri en sıcak temmuz olarak kayıtlara geçti. NOAA yöneticisi Rick Spinrad,“…bu rekor, iklim değişikliğinin dünyayı soktuğu rahatsız edici ve yıkıcı yolun göstergelerinden biri oldu,” değerlendirmesinde bulundu.

                                                             ***

Ağustos ayı, ortalamaların üstüne 0,90 derece çıkarak en sıcak altıncı ağustos olarak kayıtlara geçti. En sıcak on ağustostan dokuz tanesi 2009 yılından beri yaşandı.

Sicilya’da termometrelerin 48,8 dereceyi göstermesiyle Avrupa’da sıcaklık rekoru kırıldığı düşünülüyor.

Ağustos ayı Türkiye için de kabus gibi geçti. Ağustos ayının uzun yıllar ortalama sıcaklığı 24,5 °C iken, 2021’de 26,0 °C olarak uzun yıllar ortalamasının 1,5 °C üzerine çıktı. 28 Temmuz – 12 Ağustos tarihleri arasında 54 ilde 299 orman yangını yaşandı. Verilere göre 160.000 hektardan fazla alan yandı, on binlerce hayvan yaşamını kaybetti.

                                                        ***

Eylül ayı ise ortalamaların 0,90 derece çıkarak 142 yıllın en sıcak beşinci eylül ayı olarak kayıtlara geçti.

Birleşik Krallık, sıcaklık kayıtlarının alınmaya başladığı 1884 yılından beri 1981-2010 yılı ortalamalarının 2,1 derece üstüne çıkarak en sıcak ikinci eylülünü yaşadı.

                                                         ***

Ekim ayı ise ortalamanın 0,98 derece üzerine çıkarak ne sıcak dördüncü ekim olarak kayıtlara geçti. En sıcak on ekim ayı 2003 yılından bu yana kaydedildi.

                                                         ***

Kasım ayı, küresel kayıtların tutulmaya başladığı 1880 yılından itibaren en sıcak dördüncü kasım olarak kayıtlar geçti. Afrika 1.61°C’lik artışla en sıcak kasım ayını yaşadı.

                                                        ***

Aralık ayı ise 142 yıllık kayıtlar tarihine 2016 ile birlikte ortalamaların üzerinde 0,83 derecelik artışla beşinci en sıcak aralık olarak geçti. ABD’nin en kuzeyinde bulunan Alaska eyaletinin Kodiak kentinde, 19,4 derece ile aralık ayı sıcaklık rekorları kırıldı.

                                                         ***

NOAA’nın verilerine göre 2021 yılı küresel olarak en sıcak altıncı yıl olarak kayıtlara geçti, 20. yüzyıl ortalamalarının 0,84 derece üzerine çıktı. Sene La Niña’nın soğutucu etkisiyle başlasa da aylık sıcaklık dereceleri 20. yüzyıl ortalamalarının hep üzerindeydi. 2013-2021 yılları, en sıcak 10 yıl arasına girdiler.

Tam da bu noktada “E Copernicus İklim Değişikliği Servisi’nin raporu 5. en sıcak yıl ve son 7 yılın en sıcak 7 yıl olduğunu söylüyor. Aradaki fark neden?” diye sorabilirsiniz. Ben sormuştum 🙂

NOAA verileri, küresel sıcaklıklık kayıtların tutulmaya başlandığı 1880 yılını baz alarak 20. yüzyıl ortalamalarıyla kıyaslayarak hesaplıyor. Avrupa Birliği Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) ise yeniden analiz veri seti ERA5’i kullanarak 1950 yılına kadar geri gidiyor. Yani Copernicus “kayıtlara geçen en sıcak yıl dediğinde” o kayıtların 1950 yılında başladığını düşünebiliriz. (Copernicus’un açıklamasını şuradan okuyabilirsiniz.) NOAA ile aradaki fark da buradan kaynaklanıyor. Ama genelde zaten çok büyük farklar olmuyor.

Gelelim, Copernicus’un 2021 yılı sıcaklık raporuna: 2021 en sıcak beşinci yıl olarak kayıtlara geçti, 2015 ve 2018 yıllarından çok az farkla daha sıcaktı. Yıllık ortalama sıcaklık 1991-2020 referans dönemine göre 0,3 derece, 1850-1900 yılları arası sanayi öncesi döneme göre 1,1–1,2°C daha sıcaktı. Rapora göre son yedi yıl, en sıcak 7 yıl olarak kaydedildi.

Avrupa 2021 yılı sıcaklıkları, 1991-2020 ortalamalarının sadece 0,1 derece üzerinde olduğu için en sıcak 10 yıl arasına girmedi. Ama kayıtlara geçmiş en sıcak yazını yaşadı.

Türkiye özelindeyse aylara göre sıcaklık dağılımına baktığımızda 2021 yılında, 1981-2010 yılı değerlendirmesine göre sadece mart ve ekim aylarında normallere göre düşüş yaşanırken, eylül ayında bir değişiklik yaşanmadı. Kalan 9 aydaki sıcaklıkların ise arttığı gözlemlendi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, İzmir’de Ocak ayında en yüksek sıcaklık rekoruna yaklaşıldı, kentteki hava sıcaklığı 4 Ocak’ta 20 dereceye ulaştı.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde temmuz ayında ölçülen 49,1 derecelik sıcaklık, Türkiye’de şimdiye kadar ölçülen en yüksek sıcaklık olarak kayıtlara geçti.

Kaynakça:


YEŞİL AJANS

• Atık İthalatından Yeteri Kadar Haberdar Mıyız?

Mikroplastik Araştırma Grubu tarafından Türkiye toplumunun plastik çöp ithalatı ve çevre sorunları algısı üzerine yaptığı araştırmanın sonuçları yayınlandı. Çöp ithalatının toplum nezdindeki algısına dair daha önce çalışma yürütülmediğine dikkat çeken Mikroplastik Araştırma Grubu, çalışması sonucunda, Türk halkının atık ithalatı konusundaki farkındalığının yeterli düzeyde olmadığı ancak farkındalığı olanların çoğunluğunun durum hakkında olumsuz görüşlere sahip olduğu sonucuna ulaştı.

• Bakanlık Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişikliğe mi Gidiyor?

Hayvanları Koruma Kurtarma ve Yaşatma Derneği’nin (HAYKURDER) Twitter hesabından yaptığı açıklamaya göre Tarım ve Orman Bakanlığı,  Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelikte değişiklik yapmaya hazırlanıyor.

Yapılacak düzenlemeyle Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu‘nda (HADMEK) yapısal değişikliğe gidileceği, Hayvanları Koruma Alanında çalışan STK, Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Türk Tabipler Birliği ve TÜBİTAK’ın kuruldan çıkarılırken deney için hayvan yetiştiren bir dernek olarak bilinen Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği’ni kurulda göreve atayacağı belirtiliyor. 

• Aşırı Sağanak Yağış Nedeniyle Çanakkale Biga’daki Kocabaş Çayı Taştı

3 Şubat’ta Biga’da meydana gelen aşırı sağanak yağış sonucunda, kent içinden geçen Kocabaş Çayı taştı. Çay etrafında park etmiş bazı araçlar su altında kalırken herhangi bir can kaybının olmadığı belirtildi.

Öte yandan, iklim krizinin derinleşmesi ile Türkiye’nin genelinde taşkın ve sele neden olabilecek şiddetli ve ani sağanak yağışların artması bekleniyor. Akarsuların ıslah edildiği düşünülüp yatağında kurulan yapılaşmalar ise bu artığın doğurduğu maruziyet riskini kat be kat artırıyor.

Bir diğer yandan, Marmara ve Trakya’da görülen yoğun kar ve yağmur yağışına rağmen Trakya’nın yeraltı ve yer üstü sularında kuraklık yaşanmaya devam ediyor. Tekirdağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Halim Orta’nın açıklamasına göre Trakya’nın özellikle orta kesimlerinde sanayi ve tarımda kullanılan suyun çok yüksek ama yağışların az olması nedeniyle şiddetli kuraklık yaşanıyor. 

• Yazın Yangınlarla Mücadele Eden Manavgat, Şimdi de Maden Ocağıyla Mücadele Ediyor

Ağustos 2021’de orman yangın ekipleri, itfaiye, AFAD ve halkın büyük çabalarıyla günler sonra söndürülebilen Manavgat yangınının etkisi hâlâ hissedilirken, bölgede şimdi de mermer ocağı açılmasına izin verildi.

ÇED Raporu’nun gerekli görülmediği onay sonrası 30 Ocak Pazar günü iş makinalarının maden izni verilen alana girebilmesi için ağaç kesimine başlandı. Kesime karşı teki gösteren bölgedeki 11 köyün sakinleri jandarmanın sert müdahalesi ile karşılaştı.  Biber gazı kullanılarak göz altına alınan köylüler “Canımızı ortaya koyup yangından kurtardığımız ağaçlara sahip çıkmak suç mu? Yangından kurtardık, madene kaptırıyoruz!” şeklinde tepkilerini gösterdiler. 

Çam ormanlarıyla beraber bölgede yaklaşık 500 endemik bitki türü olduğu, yöreye özgü kara semenderi ve kızıl akbaba gibi canlıların da risk altında bulunduğu belirtiliyor.

• Sıcaklık Artışı Daha Erken Çiçeklenmeye Sebep Oluyor

İngiltere’de yapılan bir çalışmaya göre, küresel ısınma arttıkça çiçeklerin açma tarihleri daha erken olmaya başladı. 400’den  fazla tür için 1790’lardan itibaren tutulmuş kayıtlar üzerinden yapılan çalışmada ilk çiçeklenme için ortalama tarih 1986’ya kadar 12 Mayıs’ken 2019’da 16 Mayıs’a çekildi. Otsu bitkilerde ortalama 32 gün önce çiçeklenirken, ağaçlar 14 gün, çalı türü bitkiler ise 10 gün erken çiçek açtı. 

Çalışmayı yapan araştırmacılar daha hızlı büyüyen otsu bitkilerin ısınan iklime daha kolay uyum sağlayabileceğini düşünürken, gıda üretimine yönelik yetiştirilen bitkilerin ekim-söküm tarihlerinde yaşanan kaymanın verimi düşüreceğini öngören çalışmalar bu konuyu daha derin düşünmemiz ve çalışmamız gerektiği konusunda uyarı niteliği taşıyor.

• Sigara İzmaritlerini Kargalar mı Toplamalı?

İsveçli bir firma, İsveç sokaklarında her yıl 1 milyardan fazla izmarit bırakılması, bunun tüm çöplerin %62’sini temsil etmesi ve sokak temizliğine 20 milyon İsveç kronu harcanması gerekçeleriyle sigara izmaritlerini toplamak için kargaları eğitiyor. Bu yöntemle maliyetlerin %75 azalacağını öngören projede pilot bölge için her bir izmarit için kargalara yiyecek verilmesiyle eğitilmesi söz konusu. Şirket çalışanlarından biri kargaların sigara izmaritini toplamak için eğitilmesinin, insanların sigara izmaritini atmaması için eğitilmesinden daha kolay olduğunu öne sürüyor.

Sigara izmaritlerinin filtrelerinde taşıdığı kimyasalların kuşlara verebileceği zararların yanında, hazır yiyecek için bu yöntemi tercih edecek kargalarda avlanma davranışlarının körelmesi de söz konusu. Yani, insanların kendilerini kontrol etmek ve atık oluşturmalarını engellemek yerine hem yabani bir hayvanın doğal davranışları yapay yollarla bozulurken hem de bu yapay yollar onları zehirleyebilir. Bu yaklaşımın çok sayıda haklı tepkiyle karşılaşacağı aşikar.

• Kaliforniya Redwood Bölgesi Yeniden Ait Olduğu Topluluğa Verildi

Kaliforniya Lost Coast’da yer alan 500 dönümlük Redwood League (yerel adıyla Tc’ih-Léh-Dûñ)  30 yıldır yerlilerin kullanımına kapalı. Coyote Valley Pomo Kızılderilileri grubunun atalarına ait olan bu bölge Pacific Gas & Electric Co. petrol çıkarmak için kullanılıyordu. İki yıl önce Save the Redwoods League (SRL) tarafından satın alındı. SRL, yerlilerin anavatanlarını iade etme hareketi olan Land Back’in bir parçası olarak araziyi yerli kabilelerin oluşturduğu InterTribal Sinkyone Wilderness Council’e aktaracağını açıkladı.

Yerli halklar, özellikle Amerika kıtasında, doğal alanların korunmasında anahtar role sahip. 

• Rihanna İklim Adaleti için 15 Milyon Dolar Bağışladı

Özellikle Barbados’ta yaptığı yardım çalışmalarıyla nedeniyle Ulusal Kahraman unvanı verilen Rihanna, iklim değişikliğini adres göstererek 15 milyon dolar bağışta bulundu. Bağış, Rihanna’nın Clara Lionel Vakfı aracılığıyla aralarında the Indigenous Environmental Network, Movement for Black Lives and Climate Justice Alliance gibi kurumların yer aldığı 18 iklim adaleti kurumuna aktarılacak. 

Rihanna iklim değişikliğine karşı oldukça savunmasız bir ada olan Barbados’tan yaptığı açıklamada “Sıklığı ve yoğunluğu artan iklim felaketleri, tüm toplulukları eşit şekilde etkilemiyor, renkli topluluklar ve ada ulusları iklim değişikliğinin en ağır darbesiyle karşı karşıya,” dedi.


🌎 GEZEGENİMİZİN SON DURUMU

İnsan Kaynaklı Küresel Isınma(27.01.2022)+1.243841257 °C  

Sıfır Emisyona Ulaşmak İçin Kalan Süre: 7 Yıl 162 Gün 

Yenilenebilir Enerji Kaynağı Oranı: %12.76

Yeşil İklim Fonu: 9.52 Milyon Dolar

Yerli Halklar Tarafından Korunan Doğal Alanlar:43.5 Milyon km2

Haftalık C02 Ortalaması
8 Şubat 2022: 419.33 ppm
1 sene önce: 416.89 ppm
1 senelik değişim: 2.44 ppm (0.6%)
10 sene önce: 393.28 ppm
Güvenli seviye: 350 ppm


🎙️ GREENVIBES PODCAST

Ekolojik ve atıksız yaşama dair meramlarımızı anlattığımız, deneyimlerini aktardığımız podcast serimiz artık sizlerle. Eğer siz de bu ekolojik yaşam yolculuğunda kendine bir “eko-yaren” arıyorsanız biz bir mikrofon uzağındayız. Doğa dostunuz, Greenvibe’ınız bol olsun.

Ekolojik yolculuğumuzda bize ilham veren, iklim krizine yönelik daha detaylı bilgi edinmemizi sağlayan sekiz kitaptan bahsettiğimiz Yeşil kütüphane Podcastimiz yayında. “Ne okusak, nereden başlasak?” diyenler için en sevdiğimiz kitapları detaylıca anlatıp bizi en çok etkileyen pasajları sizlerle paylaştık.

Bahsettiğimiz kitaplar: Son Buzul Erimeden, Yaşanmaz Bir Dünya, Sessiz Bahar, Bu Bizim Havamız, İklim Direnişi, Seçtiğimiz Gelecek, Bitki Zekâsı, Çoğu Zarar Azı Karar.

Spotify’dan dinlemek için:

Apple Podcast’e ise buradan  tıklayarak ulaşabilirsiniz.


✍️ BİR İMZA DA SEN AT

Change.org’daki iklim ve çevre ile ilgili imza kampanyalarını bir süredir bu bölümümüzde derliyoruz. “Bir imza neye yarar ki?” diye sorarsan eğer seninle Change.org’un her yıl yayımladığı değişim raporu sonuçlarını paylaşmak isteriz.

Change.org Türkiye 2021 Değişim Raporu’na göre bu yıl farklı mücadele alanlarında başlatılan ve başarılı olan 198 kampanyanın 27 tanesini çevre alanındaki talepler oluşturdu. 

20 milyondan fazla kullanıcısıyla, Türkiye’de insanların hangi alanlarda değişim istediğini ortaya koyan sosyal değişim platformu Change.org Türkiye, 2021 Değişim Raporu’nu açıklandı. 

Raporda verilen bilgilere göre, 1 Aralık 2020 – 1 Aralık 2021 tarihleri arasında başlatılan 26 bin 781 kampanyanın 1.427 tanesi çevre mücadelesi için başlatıldı. Bu alanda toplam 2.846.723 imza atıldı ve 27  kampanya başarıyla sonuçlandı.

Çevre konusunda en fazla imza, 208 bin 428  imza ile “yanan ormanların 50 yıl imara açılmaması” talebi için atıldı.

İklim Krizi Alanında En Fazla İmza Alan Kampanyalar

  • İkizköy Akbelen Ormanı’nın Kömür Madeni İçin Kesilmesini Engelleyin! #AkbelenOrmanınıVermeyeceğiz – 82.119 imza
  • Adana’da Bir Kömürlü Termik Santral Daha İstemiyoruz! #KaplumbağaKömürSevmez – 52.446 imza 
  • İklim Krizi Müfredata Eklensin! #OkuldaİklimOgret – 27.567 imza 
  • Z Kuşağından Çağrı: İklim Acil Durumu İlan Edilsin. #İklimİçinBirlikte – 27.567 imza 
  • Acil Çağrımızdır: @TBMMresmi Türkiye Paris Anlaşması’nı Onaylasın – 23.628 imza 
  • Türkiye’deki Tek Kullanımlık Plastikler Yasaklansın! – 22.611 imza

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsin.

2021’de de Değişimin Mümkün olduğuna inanıyorsan bu kampanyalara da bakabilirsin:


BİZİ TAKİP EDİN 🌿

Bu ve benzeri sürdürülebilir, ekolojik ve atıksız yaşam ipuçları ve haberlerine güncel bir şekilde ulaşmak için Greenvibes’ıNil’i ve Ceren’i Instagram üzerinden takip edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: