Greenvibes Ekolojik

Doğa Dostunuz Olsun

2022, Türkiye’ye Çevre Konusunda Ne Gibi Yenilikler Getirecek?

Bu haftanın Greenvibes bültenine hoş geldin. Yeşil Ajans’ta yerelden ve dünyadan ekolojik haberlere biraz değinip Derin Yeşil’de Sıfır Atık Yönetmeliği’ne açıklayıcı düzenlemeler getiren usul ve esasları ele aldık. Greenvibes’ın 2021 Z Raporu’nu çıkardık. Bir İmza da Sen At’ta güncel imza kampanyalarını derledik. Ve yeni bölümümüzde gezegenimizin son durumunu derledik.

Greenvibe’ının bol olduğu, keyifli okumalar dileriz.


DERİN YEŞİL

2022 Türkiye’sinde Çevre Konusunda Bizi Ne Gibi Yenilikler Bizi Bekliyor?

Sıfır Atık Yönetmeliği’ne açıklayıcı düzenlemeler getiren usul ve esasların yayımlandı.

Nil Ormanlı Balpınar

Yeni yılın ilk günü şöyle bir haberle karşılaştım: “Bakanlık, ‘ambalajlarda depozito sürecinin başladığı iddialarını’ yalanladı”.

Efendim?

E hani zaten ocak ayında başlayacaktı, (hatta 2021’de başlayacaktı da covid sebebiyle ertelenmişti), haberler bile çıktı bazı pilot şehirlerde başladı diye… Ama bakanlık duyurularının yanlış anlaşıldığını, söz konusu ücretlerin “depozito ücreti” değil, “geri kazanım katılım payı” olduğunu söyleyerek şu açıklamada bulundu: “…2022 yılı Ocak ayından itibaren bu sisteme dâhil edilecek ambalajlara yönelik standartların belirlenmesi ve bu standartlara uygun ambalajların kayıt altına alınması işlemleri başlayacaktır. Nitekim, Türkiye Çevre Ajansı tarafından tuca.gov.tr web adresinden yayımlanan duyuru ile Depozito Bilgi Sisteminde firma kayıtlarının başladığı ilan edilerek bu süreç işletilmiştir. …. Ürünlerin satın alımı aşamasında depozite ücreti tahsili ve boş ambalajların geri getirilmesine istinaden de depozito ücretlerinin iadesi süreci henüz başlamamıştır.

Tam olarak ne zaman başlayacağına dair bir bilgi yok, bekleyip göreceğiz herhalde diye düşünürken…

… Sıfır Atık Yönetmeliği’ne açıklayıcı düzenlemeler getiren usul ve esasların yayımlandığının haberi geldi. Gelin şimdi birlikte bu yeni düzenlemelerde öne çıkan bazı noktaları inceleyelim. (Tamamını buradan okuyabilirsiniz.)

İlk maddede bu usul ve esasların amacını belirtiyor: “Sıfır atık yönetim sistemi uygulamaları ile geri kazanılabilir atıkların diğer atıklarla karıştırılmadan kaynağında biriktirilmesine ve ayrı toplanmasına, geri kazanım ve/veya bertarafa gönderilmek üzere bırakılabilmesi için oluşturulan atık getirme merkezlerine ilişkin idari ve teknik hususları belirlemektir.”

Amaç aslında bizim de hep söylediğimiz şeylerle paralel: Atıklar kaynağında ayrıştırılsın ve doğru düzgün bir şekilde toplansın.

Peki sıfır atık yönetim sistemin kurulması ve işletilmesinden kimler sorumlu olacak? İkinci Bölüm’ün 5. Madde’sine göre “kamu kurum ve kuruluşları, OSB’ler, serbest bölgeler, sanayi siteleri, sanayi tesisleri, havalimanları, terminaller, limanlar, AVM’ler, iş merkezi ve ticari plazalar, eğitim kurumu ve yurtlar, sağlık kuruluşları, konaklama tesisleri, hane ve siteler, zincir marketler, akaryakıt istasyonları ve dinlenme tesisleri, tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar, kafeterya ve restoranlar, kargo şirketleri, ambalajlı ürün satışı yapan yerler gibi bina ve yerleşkeler ile mahalli idareler.”

Peki bu sorumluluk bir zorunluluk mu, bunların denetimi kimde olacak? Hâlâ atık toplamayan belediyeler artık zorunlu olarak bu işe başlayacaklar mı? Mahalli idarelerin yapacaklarına ve atık getirme merkezlerinin teknik özelliklerine dair detaylı maddeler mevcut, bunu da bekleyip göreceğiz.

Yukarıda bahsettiğim bina ve yerleşkeler biriktirme sistemi oluşturarak kağıt/karton, cam, metal, plastik ve kompozit (!) atıklarını ayrı biriktirecek ve Sıfır Atık Belgesi alan mahalli idarelerin toplama sistemlerine veya Çevre Lisanslı atık işleme tesislerine teslim edecekmiş. Site, apartman ve villa tipi müstakil konutlar geri kazanılabilir atıkları için ayrı ekipmanlar bulunduracakmış.

Mahalli idareler de sıfır atık bilincinin ve farkındalığın artılmasına yönelik kampanyalar düzenleyecek, teşvik edici organizasyonlar düzenleyecek, vatandaşları atık ayırmaya teşvik edeceklermiş.

Ayrıca, atık biriktirme ekipmanları ve yerleri, atık türlerine göre toplama yöntemi ve gün/saatleri, toplama güzergâhları, atık getirme merkezleri ve yerleri ile mobil atık getirme merkezi programları da vatandaşlara duyurulacakmış. (Bu sistemi Şişli Belediyesi gerçekten güzel oturttu.)

Bunun devamında -eğer yapılırsa tabii- bence önemli bir cümle var: “Sistemin etkinliği sürekli takip edilir, gerekli iletişim kanalları kullanılarak vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışmaları tekrarlanır. … Hızlı cevap verilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması için mobil iletişim hattı kurulur.”

Ve yine bence eğer yapılırsa (hazır iklim krizi de müfredata eklenmişken)  güzel sonuçlar verecek bir madde: “Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordine edeceği eğitim kurumlarında ‘sıfır atık öğrenci kulüpleri” oluşturulacakmış.

Şimdi gelelim asıl tepki toplayan bölüme: “Atık Önleme ve Azaltım Esasları”.

Biliyorsunuz ki atıksız yaşamın 5 temel adımı var: “Reddet, Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür, Kompost Yap.” Hatta ben de kendi içeriklerimde “sıfır atık” değil de “az atık” kelimesini kullanırım. Ama sanıyorum ki burada “azalt” olayı çok yanlış anlaşılmış…

Bütün dünya tek kullanımlık plastikleri yasaklarken bizde “tek kullanımlık plastik” dükkânı açılmıştı zaten, o yüzden çok da şaşırdığım söylenemez fakat madem tek kullanımlık plastiklere karşı bir düzenleme getiriliyor, insiyatifi “müşteriye bırakmak” ve bunu “tercih” olarak sunmak nasıl bir yoldur, onu ben pek anlayamadım.

İlgili maddeyi olduğu gibi yazıyorum:

Kafeterya, lokanta, restoran gibi yiyecek-içecek hizmeti sunan yerler, mekan içerisinde alınan hizmetlerde tek kullanımlık tabak, çatal, bıçak, kaşık, bardak gibi malzemeler yerine çok kullanımlık olanların tercih edilmesini, pipet ve ıslak mendil gibi malzemelerin müşteriler tarafından talep edilmesi halinde verilmesini, paket siparişlerde ise müşteri tarafından talep edilmemesi durumunda  tek kullanımlık tabak, çatal, bıçak, kaşık, bardak, pipet, ıslak mendil gibi atık oluşumuna sebep olacak malzemelerin gönderilmemesini sağlar.”

Plastik lobisinin ne kadar güçlü olduğunu ve bu konulara karışmayı pek sevdiğini zaten biliyoruz, bu madde de “Bir şey yapılmadı denmesin,” dermişçesine yazılmış gibi geldi bana. (Ve tam bu noktada akıllara TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammet Balta’nın poşet fabrikası olduğuna yönelik iddialar geliyor…)

Bu arada beni bilen bilir, bireysel dönüşümün çok değerli olduğuna, “her şeyi devletten beklemememiz”, bizim de iklim dostu gündelik hayat pratikleri kazanmamız, talep etmeyi öğrenmemiz gerektiğine inanıyorum fakat “talep etmek”ten veya “etmemekten” kastım tabii ki bu değil.  Plastik atıkların gün geçtikçe daha büyük bir sorun haline geldiği, iklim krizinin etkilerini giderek daha fazla hissettiğimiz şu günlerde bence çevre konusu “üst mercilerin keyfini” beklemeyecek kadar acil ve önemli, hele de altta başka motivasyonlar yatıyorsa.

Bir diğer konu ise “kargo firmaları.” Biliyorsunuz Ceren, Cemre, Görkem, Gözde, Funda, Sinem ve ben change.org‘da “Plastiksiz Kargo İstiyoruz” diye bir imza kampanyası başlattık ve her yerde plastiksiz kargonun mümkün olduğunu anlatmaya, bu konuda bir farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Ve bu kampanyamızın bakanlıkta da konuşulduğuna dair duyumlar almıştık. Gelelim şimdi plastiksiz kargo ile ilgili maddeye:


 “Kargo şirketleri ile 27/11/2014 tarihli ve 29188 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında ambalajlı ürün satışı yapan yerler, tüketici ve ambalajlanan ürün için gerekli güvenlik ve sağlık düzeyini sağlamaya yeterli olandan fazla hacim ve ağırlıkta ambalaj kullanılmamasını, paketlemede kullanılan malzemelerin yeniden kullanıma ve/veya geri kazanıma uygun olmasını, plastik kullanımının azaltılmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar.”

Şimdi zaten paketlemeyi ne kargo şirketleri yapıyor ne de ambalajlı ürün satışı yapan yerler; kargolar genellikle kargo poşeti kullanılmasında ısrarcı oluyorlar. Ama belki bu maddeyi öne sürerek kargoları plastiksiz kargoya daha kolay ikna edebiliriz. Peki ikna olduk mu, ı ıh. Çok daha fazlasının yapılması gerekiyor.

Ama tabii ki sadece eleştirdiğimiz noktaları değil, uygulamaya koyulursa gerçekten başarılı olacak, hassasiyetlerimizin dikkate alındığını gösteren bazı maddeler de var. Mesela:

Atık oluşumunun ve israfın önlenmesi amacıyla tek kullanımlık bardak ile içecek temin eden kafeterya, lokanta, restoran gibi yerler, yeniden kullanılabilir (çok kullanımlık) bardak seçeneklerinin müşterilerine öncelikli sunulmasını, paket ve gel-al siparişler dışında çok kullanımlık bardak kullanımına öncelik verilmesini, yanlarında getirdikleri çok kullanımlık bardak/termos ile içeceklerini almak isteyen müşterilerin taleplerinin karşılanmasını, bu uygulamayı teşvik edici düzenlemelerde bulunulmasını ve tüketicilere duyurulmasını sağlar.”

Hoş biz bunu zaten Hale’nin başlattığı #kahvemtermosta hareketiyle hayata geçiriyorduk, hatta bazı kahve dükkanları termoslarıyla gelenlere indirim bile uyguluyordu bu hareket sayesinde ama hâlâ termosa kahve koymaya direnen yerler vardı tabii. Artık bu maddeyi gösterip gururla #kahvemtermosta diyebilirsiniz. 

Bir diğer “uygulanabilirse güzel olacak” konu ise gıda israfı ve organik atıklarla ilgili. (Ama bu sayacağım üç maddedeki projeler aslında bazı oluşumlar, sosyal girişimler, hatta kafeler ve oteller tarafından “kendi istekleri” ile zaten yapılıyor, hem de çok güzel yapılıyor.)

Maddelerden biri: “Değer zincirinin her aşamasında tüketilebilir gıdanın ihtiyaç sahiplerine gıda bankacılığı aracığıyla ulaştırılması, planlı üretimin yaygınlaştırılmasıyla kaynakta gıda kaybının önlenmesi, gıda israfının azaltılması, tüketime elverişli olmayan ürünlerin ekonomiye kazandırılması, oluşan fazla gıdanın paylaşılması sağlanır.”

Bkz. Fazla Gıda. Hatta bir önceki bültenimizde onlarla yaptığımız röportajımızı buradan okuyabilirsiniz.

Bir diğeri: “Mahalli idareler ile bina ve yerleşkeler tarafından ikili biriktirme sistemine ilave olarak yemek hazırlama aşamasında oluşan atıklar, meyve-sebze atıkları, çay ve kahve posaları, park ve bahçe kaynaklı atıklar gibi biyo-bozunur atıkların ayrı biriktirilebileceği üçlü sistem kurulabilir.”

Soil CatcherAnnapurna CheesecakeNo: 11 Hotel organik atıkların toplanması işini kendi ölçeklerinde gayet başarılı bir şekilde yapıyorlar; Ceren ve ben de kompost eğitimleri vererek, bu konuda içerik hazırlayarak kompost yapmanın apartman dairelerinde mümkün ve kolay olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. 

Ve sonuncusu: “Mahalli idarelerce toptancı hallerinde ve pazar yerlerinde, gıda israfının önlenmesi ve oluşan gıda atıklarının kaynağında biriktilmesi ve geri kazanımının sağlanmasına yönelik bir sistem oluşturulur. Bu alanlarda “Geri Kazanılabilir Atıklar”, “Biyobozunur Atıklar” ve “Diğer Atıklar” olmak üzere en az üçlü ayrı biriktirme sistemi teşkil edilir. Mahalli idarelerce yerleştirilecek biriktirme ekipmanlarının hacmi, sayısı ve yerleştirilecekleri noktalar belirlenirken, toptancı hali ve pazar alanının büyüklüğü, atık miktarı ve çeşitliliği ile pazarcıların kolay erişim sağlayabilmesi dikkate alınır.”

Eğer bugüne kadar Ebru Baybara Demir’i ve “Topraktan Toprağa” projesini duymadıysanız hemen ama hemen araştırmaya başlayın. Ebru Hanım bu projesiyle, bu işe gönüllü belediyelerle ortak çalışarak pazarlardaki meyve ve sebze atıklarını toplanmasını ve kompostlanmasını ve çiftçiye bedelsiz olarak verilmesini sağlıyor.

Bunlar dışında tüketiciler zincir marketlere tehlikesiz nitelikteki kağıt, cam, metal, plastik atıklar ile satışı yapılması durumunda pil, elektrikli küçük ev aletleri veya tekstil atıkları getirebilecekmiş.

Bir de dikkatimi çeken ilaçlarla ilgili bir madde var, o da şöyle:

Evlerden kaynaklanan atık ilaçların toplanması için ilaç satışı yapılan yerlerde (eczanelere) ve il sıfır atık yönetim planında belirlenen yerlerde atık ilaç biriktirme ekipmanlarının bulundurulması ve biriktirilen ilaçların yönetimi sağlanır. … Hane halkından kaynaklanan atık ilaçlar için 20. Bölüm altındaki atık ilaç kodları kullanılır ve söz konusu atıkların yönetiminden belediyeler sorumludur.”

Yine de ilçe belediyelerini arayıp sormakta fayda var diye düşünüyorum.

Şimdilik umudumu kaybetmek istemiyor ve 2022’nin Türkiye adına çevre konusunda bize olumlu gelişmeler getirmesini temenni ediyorum. Bir yandan da, acaba başka hangi ülkede 31 yaşında genç bir kadın gecenin bu saatinde 16 sayfalık yönetmeliği okuyup üzerine yazı yazma ihtiyacı hisseder diye de düşünmeden edemiyorum….


YEŞİL AJANS

• Fransa Sebze ve Meyvelerin Plastik Paketlerde Satılmasını Yasakladı

Geçtiğimiz sene tek kullanımlık plastik pipet, bardak ve çatal-bıçak kullanımını yasaklayan Fransa, 2022 başında meyve ve sebze satışlarında plastik paketlemesini yasakladı. Yeni kurallara göre kayısı, dut gibi ezilebilir sebze meyvelerin dışında kalan 30 tür gıdanın plastik ambalaj ile satılması artık yasak. Ezilebilir gıdaların plastik ambalajları ise kademeli olarak kaldırılacak.

Gıdalara ek olarak dergi ve benzeri yayınların da plastik ambalajsız satılması, fast food satan restoranların çocuklara plastik oyuncak vermemesi, su şişesi yerine matara kullanımını teşvik için kamusal çeşmelerin tanıtımının artırılması kararları alındı. 

• Greta Thunberg’den ABD Başkanı Joe Biden’a Çağrı

İsveçli genç iklim aktivisti Greta Thunberg, ABD başkanı Joe Biden’ı iklim kriziyle mücadelede liderlik edemediği için eleştirdi.  18 yaşındaki aktivist, Washington Post‘a verdiği ayrıntılı bir  röportajda Biden’ı ve diğer dünya liderlerini eylemsizlikleri nedeniyle tepki gösterdi.

Thunberg, Joe Biden’ın iklim değişikliğiyle mücadelede lider olduğu yönündeki bir yorumu geri çevirdi. Bunun yerine ABD’nin iklim krizini kolaylaştırdığını ve olduğundan daha da kötü hale getirdiğini savundu. Thunberg, “Yönetiminin ne yaptığını gördüğünüzde insanların Joe Biden’ı iklim için bir lider olarak düşünmesi garip. ABD aslında fosil yakıt altyapısını genişletiyor,” yorumunda bulundu.

• Güney Afrika’daki Kampanyacılar Shell’in Petrol Aramasını Durdurdu

Yerel kampanyacılar, Shell’in Güney Afrika’nın doğu kıyı şeridinde petrol aramasını engelledi. Petrol şirketini toplumla karşı karşıya getiren bir mücadelede mahkeme, Shell’in sismik testlerini durdurmasına karar verdi. Aktivistler ve yerel halk, sismik testlerin çevreye zararlı olduğunu savunuyor. Testler, balinalar, yunuslar ve foklarla dolu bir sahilde ses dalgalarının patlatılmasını içeriyordu. 

Şirket aleyhindeki kampanyacılar kararı memnuniyetle karşılayarak bunun yerel halk için bir kazanç olarak nitelendirdi. Kampanyacılar  Wild Coast yakınlarında yaşayan yerli grupları temsil ediyorlar. Güney Afrika Anayasasına göre, bölgeye küçük ölçekli balıkçılık ve ruhani nedenler dolayısıyla yalnızca yerel halk sahip olabilir. Kampanyacılar, hükümetin Shell’in bölgedeki petrolü keşfetmesine izin vererek bu hakkı ihlal ettiğini belirtiyorlar.

• Şirketler, Mikroplastik Liflerin Okyanuslara Taşmasını Engellemek İçin Mücadele Ediyor; Yeni Ürünler, Çamaşır Makinesi Filtreleri ve Toplarından Yosun ve Portakal Kabuğundan Yapılan Kumaşlara Kadar Uzanıyor. 

Akrilik ve polyester gibi sentetik kumaşlardan elde edilen lifler,  yıkama döngüsü başına yaklaşık 700.000 adet mikroplastik dökülmesine neden oluyor ve  “hassas” yıkama seçeneği standart yıkamalardan daha da kötü sayılara sebep olabiliyor. The Ocean Race Europe tarafından 36 ayrı bölgeden toplanan yeni veriler, deniz suyu örneklerindeki mikroplastiklerin %86’sının sentetik lifler olduğu sonucuna vardı.  

Filtrelerden torbalara ve toplara, mikroplastik liflerin çamaşır makinelerinden nehirlere ve okyanuslara akmasını durdurmayı amaçlayan ürünlerin sayısı hızla artıyor.

Grundig kısa süre önce bir mikrofiber filtreyi çamaşır makinesine entegre eden ilk cihaz üreticisi olurken, İngiliz şirketi Matter tarafından mevcut çamaşır makinelerine sonradan takılabilen ve yedek kartuş gerektirmeyen bir sistem oluşturuldu.  Gulp adı verilen cihaz, çıkış borusu ile gider arasına bağlanarak lifleri her 20 yıkamada bir boşaltılan bir kapta hapsediyor. 

Girişimciler ayrıca, yosun ve portakal kabuğundan biyolojik olarak parçalanabilen kumaşlar geliştirerek ve kalamar dokunaçlarında keşfedilen kendi kendini iyileştiren bir proteini kullanarak sorunu kaynağında çözmeyi amaçlıyorlar.

 İngiltere Doğu Kıyıları Yükselen Denize Teslim Oluyor

İngiltere’nin doğu kıyıları iklim değişikliği nedeniyle yükselen deniz seviyesinin sebep olduğu erozyona teslim oluyor. Ülkenin cazibe merkezlerinin yer aldığı aynı zamanda Gri fokların üreme alanı olan doğu kıyıları hem yükselen deniz seviyesi hem de fırtınaların verdiği zararlar nedeniyle eriyip denize karışıyor.

Oxford Üniversitesi Çevresel Değişim Enstitüsü’nde iklim ve çevresel risk profesörü Jim Hall, “Deniz seviyesi, 20.000 yıl kadar önceki son buzul çağından beri yükseliyor. Ve daha hızlı gidiyor. Muhtemelen etkisini kıyılarda henüz çok fazla görmüyoruz, ancak gelecekte göreceğiz,” diye belirtiyor. Hall’un kıyı erozyonu ve sel konusunda uzman olarak yer aldığı İklim Değişikliği Komitesi’nin 2020 tarihli bir raporu, 1,2 milyon evin önemli ölçüde sel riski altında olduğunu ve 2080 yılına kadar 100.000 evin daha kıyı erozyonuna maruz kaldığını tespit etti.

Yaşanan toprak kaymaları ve erozyon sonucunda hem milyonlarca insan, hem de başta deniz canlıları olmak üzere birçok canlı türü tehdit altında.

• Plastik Poşetleri Ücretlendiren Düzenlemede Güncelleme: Zincir Marketler Kâğıt, File veya Bez Çanta Bulundurmak Zorunda

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Plastik Poşet Komisyonu’nun önerilerini dikkate alarak Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ında değişikliğe gitti. Artık zincir market ve mağazalarda plastik poşetlere alternatif  olarak kâğıt, file veya bez çanta gibi seçenekleri bulundurmak zorunda.

Yapılan düzenlemede “2022 yılı plastik poşetlere uygulanacak taban ücret adet başına vergiler dahil 25 kuruştur. 01 Ocak 2022 tarihinden başlayarak 2022 yılı sonuna kadar ise satışa tabi tüm poşetler için uygulanacak ücret adet başına vergiler dahil 25 kuruş olup daha az veya daha fazla bir ücret uygulanamaz,”  ifadeleri yer aldı. 

• Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Net Sıfır Yarışına Katılıyor

EBB, 2050 yılına kadar karbon salımlarını sıfırlamayı amaçlayan Cities Race to Zero (Şehirler Sıfıra Yarışıyor) programına üye olmak için başvuru sürecini tamamladı.

C40 şehirleri, Küresel Belediye Başkanları Sözleşmesi (GCoM), Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler (ICLEI), Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Teşkilatı (UCLG), Karbon Saydamlık Projesi (CDP), Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ve Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) tarafından, şehirleri sıfır emisyon yarışında harekete geçirmek amacıyla kurulan Şehirler Sıfıra Yarışıyor’da artık Eskişehir de yer alacak.

Yarışmaya katılan şehirler C40 bildirileri kapsamında kendi iklim eylemleri konusunda taahhütte bulunuyor ve bunlara ilişkin faaliyetler yürütüyor. Yarışmaya şimdiye kadar 454 şehir başvuruda bulundu. 

• Türkiye Rüzgâr Enerjisinde Kendi Rekorunu Kırdı

Türkiye 2021’de devreye giren elektrik kurulu gücünün yarısını rüzgâr enerji santrallerinden sağlayarak toplam kurulu rüzgâr enerjisi gücünü 1750 megawatta, toplam proje sayısını ise 270’e çıkardı. Yıllık artış hedefi olan 1000 megawattın üstüne çıktıklarını belirten Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı Ebru Arıcı, rüzgâr enerjisi yatırımlarının devamlılığı için hibrit projeler ve lisanssız rüzgâr santrallarının önemli olduğunun altını çizdi.

• Yangınla Mücadele Filosu Kurulacak

Önümüzdeki yıllarda artacağı öngörülen orman yangınlarıyla mücadele için Tarım ve Orman Bakanlığı filo kurmaya hazırlanıyor. Ağustos 2021’de yaşanan orman yangınlarında yangın uçakları konusunda yaşanan tartışmalar sonrası Tarım ve Orman Bakanlığı için Savunma Sanayi Başkanlığı amfibik uçak, büyük tanker uçak, küçük tanker uçak ve helikopterlerden oluşturacağı filo için ihale süreci başlatıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sosyal medyada yapılan açıklamada “Amfibik yangın söndürme uçaklarının sipariş üzerine üretilen özel uçaklar olması sebebiyle, uçaklar tedarik edilene kadar kiralama usulü ile hizmet alınmaya devam edilecektir” diye belirtildi.

• Orman Zengini Kastamonu ve Manisa’daki Bazı Ormanlar Cumhurbaşkanlığı Kararıyla Orman Vasfından Çıkarıldı

4 Ocak 2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Orman Kanunu’nun Ek 16. Maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı Kararı’yla Kastamonu ve Manisa’da bazı ormanların vasfı değiştirildi.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay durumu “… çıkan Cumhurbaşkanı kararı daha önce 2018’de çıkarılan ek 16’ıncı maddeye dayanıyor. Bu 16. Madde, 1982 yılından 2017 yılına kadar işgal edilmiş, yapılaşmış, tarlaya çevrilmiş alanların cumhurbaşkanı onayıyla bir kısmı orman dışına çıkarılabiliyor… Bunlardan yerleşime uygun olanların orman dışına çıkarılmasının önünü açıyor. En riskli uygulamalardan biri bu diyebiliriz… 16 Madde orman alanlarının azalması riskini yaratıyor. Bir başka ifadeyle ormansızlaşma riski yaratıyor” diye yorumladı. 


🌎 GEZEGENİMİZİN SON DURUMU

İnsan Kaynaklı Küresel Isınma(13.01.2022)+1.242017338 °C  

Sıfır Emisyona Ulaşmak İçin Kalan Süre: 7 Yıl 190 Gün 

Yenilenebilir Enerji Kaynağı Oranı: %12.71

Yeşil İklim Fonu: 9.52 Milyon Dolar

Yerli Halklar Tarafından Korunan Doğal Alanlar:43.5 Milyon km2

Haftalık C02 Ortalaması
11 Ocak 2022: 417.61 ppm
1 sene önce: 414.26 ppm
1 senelik değişim: 3.35 ppm (0.8%)
10 sene önce: 393.31 ppm
Güvenli seviye: 350 ppm


2021 Z RAPORU

Ceren Özcan Tatar

Greenvibes olarak 2021’in bizler için çok heyecan uyandıran bir yıl olduğunu, çünkü tüm hayallerimizi adım adım gerçekleştirdiğimizi sizlere söylemekten mutluluk duyarız. Bir sene boyunca neler yapmışız, biraz faaliyet raporu, biraz da Z raporu havasında sizlerle paylaşmak istedik. 

2021 boyunca 5 Eco-Watch etkinliği gerçekleştirdik. Bu etkinliklerde toplamda 60 kişi ile beraber David Attenborough: Gezegenimizde Bir Yaşam25 LitreWWF Suyun Yolculuğu: Büyük Menderes Nehri’nin Yolculuğu, Seaspiracy ve Gezegenimizin Kritik Eşikleri belgesellerini izledik.

4 Eco-Talks gerçekleştirdik. İlki tanışmak içindi, diğerleri ise Plastiksiz Yaşam, Tek Kullanımlık Plastikler ve Okula Dönüş üzerine oldu. 

Aposto!’da 4’ü özel olmak üzere 25 bülten yayınladık. Bu 25 bültende sizler için 80’i Türkiye’den 137 ekoloji haberi derledik, 24 konu üzerine Derin Yeşil yazısı yazdık, 10 röportaj yaptık, 5 kitap önerdik, 14 ekolojik yaşama geçiş önerisinde bulunduk ve 8 imza kampanyasına destek olduk. 

Podfresh’ten aldığımız eğitim ve destekle Kasım ayından itibaren dört podcast yayını gerçekleştirdik. İlk bölümümüzde meramımızı anlatırken, sonraki bölümlerimizde atıklarımızatıksız ofis ve atıksız yılbaşı konularını konuştuk. 

Greenvibes Atıksız Yaşamın Temelleri Online Programımız insanlarla en yakın bağları kurduğumuz faaliyetimiz oldu. İşte karşınıza sayılarla Greenvibes AYT:

• Eğitimimize katılmak için 144 kişi form doldurmuş,  109 kişi ise kesin kayıt yaptırarak greenviberların arasına katılmış. Temmuz haricinde 11 ay boyunca eğitim programımızı açtığımızı düşünürsek her ay ortalama 11 kişi ile doğrudan atıksız yaşamı konuşmuşuz detaylıca.

• Eğitime başlamadan önce 109 kişinin 7’si henüz atıksız yaşama dair adım atmadığını belirmişken, 64’ü halihazırda bez çanta, su matarası gibi adımlar atmış, 22’si  tek kullanımlık ürün kullanımını bırakmış ve evimde daha ileri adımlar atıyorum demiş. 16’sı de kompost yapıyorum, atıksız yaşamı benimsedim demiş.

• Katılımcılarımız mesleklerine baktığımızda %18’i de eğitim alanında, %8’i öğrenci olarak,  %7’si mühendis olarak, %7’si sağlık sektöründe, %5’i STK’larda, %4 hukuk alanında,  %4’ü yönetici pozisyonunda, %3’ü turizmde, %3 ekonomide, %3’ü tekstilde, %3’ü psikoloji alanında ve %25’i özel sektörde farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Tüm katılımcılarımızın çevreye etkisinin çok olacağına eminiz ancak aramıza katılan 20 öğretmenin öğrencileri ve velileriyle çok daha fazla insana ulaşacağını bildiğimiz için ayrıca mutlu oluyoruz.

• Katılımcılarımızın yaş dağılımlarına baktığımızda ise çok geniş bir kitleye hitap ettiğimizi görüp seviniyoruz. Biz akran katılımcılarımızın sayısı çok, evet, ancak 18 yaşından 53 yaşına kadar pek çok insana hitap edebilmek bizi çok mutlu etti.

• Ekolojiyle ilgili tüm alanlarda gördüğümüze paralel olarak katılımcılarımızın arasında da ne yazık ki erkek sayısı oldukça az 🤔. 109 katılımcıdan yalnızca 9’u erkek bireylerden oluşuyor. Temennimiz erkeklerin gezegenin geleceğine ilişkin konularla daha fazla ilgilenmesi. 

• Atıksız Yaşamın Temelleri programımıza ilişkin, son olarak, programımızı nereden duydunuz diye sorduğumuzda 11 kişi arkadaş tavsiyesi demiş, 86 kişi de bizi Instagram’da görmüş. Bizi çevresine tavsiye eden greenviberlara buradan teşekkürü bir borç biliriz. 

Son olarak, Greenvibes’ın daha çok insana ulaşabilmesi için çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Bu kapsamda Greenvibes Ekolojik için alan adımızı aldık, sitemizi kurmaya devam ediyoruz. 2022’de yeni web sitemiz ve yeni paylaşım programlarımızla daha da kapsayıcı biçimde sizlerle buluşmayı umuyoruz.

Atıksız Yaşamın Temelleri Programı boyunca, bu sayıların çok ötesinde, çok değerli insanlarla tanışıp her birinden yepyeni şeyler öğrendik. Katılımcılarımız ve bizleri takip eden duyarlı insanlarla Aposto! Greenvibes Bültenimiz, Greenvibes PodcastimizInstagram yayınlarımız, mesajlarımız ve sohbetlerimizle dolu dolu bir yıl geçirdik. Ekolojik yaşama geçiş sürecinde bizleri yanınıza yoldaş olarak seçtiğiniz için her birinize minnettarız. 2022’nin herkes için daha dolu, daha bilinçli, daha atıksız geçmesini diliyoruz!


GREENVIBES PODCAST

Greenvibes Podcast “Plastiksiz Kargo” Bölümüyle Yayında

Ekolojik ve atıksız yaşama dair meramlarımızı anlattığımız, deneyimlerini aktardığımız podcast serimiz artık sizlerle. Eğer siz de bu ekolojik yaşam yolculuğunda kendine bir “eko-yaren” arıyorsan biz bir mikrofon uzağındayız.  Doğa dostunuz, Greenvibe’ınız bol olsun.

Dördüncü bölümümüzde Change.org’da başlattığımız “Plastiksiz Kargo İstiyoruz” imza kampanyamızdan, plastiksiz kargonun ne demek olduğundan, üreticilerin kargolarını plastik kullanmadan nasıl hazırlayabileceklerinden ve tüketicilerinden taleplerinden bahsettik.

İmza kampanyamıza buradan destek olabilirsiniz.

Spotify’den dinlemek için:

Apple Podcast’e ise buradan tıklayarak ulaşabilirsiniz.


BİR İMZA DA SEN AT

Change.org’daki iklim ve ekoloji ile ilgili imza kampanyalarını senin için derledik. Bir imzadan ne olur deme, çok güzel şeyler oluyor bile.

  • Havai Fişekler Yasaklansın

https://chng.it/2wCxfvfvXM

  • İklim Acil Durumu İlan Edilsin

https://chng.it/H7NYwh8XWz

  • Adana’da Bir Kömürlü Termik Santral Daha İstemiyoruz.

https://chng.it/xMwv9v2tDK

  • Plastiksiz Kargo İstiyoruz.

https://www.change.org/p/plastiksiz-kargo-istiyoruz

  • İklim Krizi Müfredata Eklensin.

https://chng.it/ynd5GGWgrR

  • Avcılık Tamamen Yasaklansın.

https://chng.it/8rzM94DqDb

  • İkizköy Akbelen Ormanının Kömür Madeni için Kesilmesini Durdurulsun.

https://chng.it/n7wf447r2X

  • Tek Kullanımlık Plastikler Yasaklansın.

https://chng.it/2BXKG5G8bP

  • Yeşiller Partisi’nin Kuruluşu Engellenmesin.

https://chng.it/HqMZd2ZmCY


BİZİ TAKİP EDİN 🌿

• Bu ve benzeri sürdürülebilir, ekolojik ve atıksız yaşam ipuçları ve haberlerine güncel bir şekilde ulaşmak için Greenvibes’ıNil’i ve Ceren’i Instagram üzerinden takip edebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: