Greenvibes Ekolojik

Doğa Dostunuz Olsun

YANGINLAR ÖZEL

Bu haftanın Greenvibes bültenine hoş geldin. Bu bültende iki Derin Yeşil yazımız var. Birinde yangınla ilgili oluşan dezenformasyonlar ve bunlara yönelik bilim insanlarının yanıtlarını derledik. Diğerinde ise 28 Temmuz’dan bu yana yaşanan yangın felaketlerini ve Türkiye’nin yangın geçmişini özetledik. 

Yangının hiç olmadığı, Greenvibe’ının bol olduğu, keyifli okumalar dileriz.


DERİN YEŞİL

İddialar Doğru mu?

YANGINLARLA İLGİLİ OLUŞAN DEZENFORMASYONLAR VE BİLİM İNSANLARININ BUNLARA VERDİĞİ YANITLAR

Nil Ormanlı Balpınar

Yangın sürecinde hızla yayılan dezenformasyonlar bir süreliğine de olsa hepimizin dikkatini yangının ciddiyetinden uzaklaştırıp bu konulara yöneltmemize sebep oldu. Biz de sizler için bu yanlış bilgileri ve bilim insanlarının bunlara verdiği yanıtları derledik.

  • ÇAM AĞAÇLARI AMERİKA’NIN OYUNUDUR.

Fidan bağış kampanyalarının başlamasıyla birlikte, kızılçamların ülkemize Amerika’nın Marshall yardımıyla gönderildiğine, “yağlı çıra” olduğu için saatli bomba misali yangınların çoğalmasına neden olduğuna yönelik söylentiler çıkmaya başladı, hatta sökülmesini önerenler bile oldu.

Prof. Dr. Ünal Akkemik bu bilim dışı açıklamalara karşı, 2019’da yayınlanan makalesini sosyal medyada paylaştı. Çalışmada Anadolu’da çamların, en güncel bilimsel bulgulara göre Miyosen döneminden, yani 23 milyon yıldan beri bu topraklarda yaşadığını, o nedenle bu açıklama gerçeği yansıtmadığını belirten Akkemik’in araştırmasının detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

  • ÇAM YERİNE BADEM, CEVİZ AĞACI DİKELİM.

Kızılçam’ın Amerika’nın oyunu olduğu iddia edenler, onun yerine ceviz, çam ve zeytin ağacı dikilmesini de önerdiler.

Fakat orman mühendisleri, milyonlarca yıldır ekosisteminde kızılçam barındıran yerlere bu tarz ağaçların dikilmesinin doğru olmadığını, bu ağaçların sulama ve gübreleme gerektirdiğini, bu “ormandan bile ekonomik fayda sağlama” bakış açını bırakmamız gerektiğini belirtiyorlar.

  • ÇAMLAR ÇABUK YANIYOR, KOZALAKLAR PATLAYARAK ETRAFA SAÇILIYOR. O YÜZDEN ÇAM DİKMEYELİM.

Bu doğru bir bilgi fakat bakış açısı yanlış: Yangınlar zaten Akdeniz’de milyonlarca yıldır görülüyor, burada yetişen bitkiler de yıllar içerisinde yangına uyarlanacak şekilde evrimleşiyorlar. Kozalaklar da kızılçamların yangına karşı geliştirdiği bir savunma mekanizması aslında.

Doç. Dr. Çağatay Tavşanoğlu, kızılçamlar ve kozakları hakkında şöyle söylüyor:

“Türkiye’nin Akdeniz ormanlarının en önemli ağaç bileşeni olan Kızılçam (Pinus brutia), kozalaklarının bir kısmını yıllarca kapalı tutmakta ve tohumlar canlılıklarını yitirmeden bu kozalaklar içinde beklemekte. Bu kapalı kozalaklar yangın sırasında bir yalıtım örtüsü görevi görerek tohumların yangını canlı olarak atlatmasını sağlamakta. Yangın sırasındaki yüksek sıcaklıklar ile kozalak pullarını bir arada tutan reçine eridiği için yangından birkaç hafta sonra kozalak pulları açılmakta ve böylece yangını canlı olarak atlatmış olan tohumlar yanmış toprağa ulaşmakta. Yangın alanı toprağı Kızılçam tohumları ve fideleri için bir cennettir, öncelikle gölge yapan orman örtüsü ortadan kalktığı için çimlenmelerini ve büyümelerine engelleyecek bir etmen kalmamıştır, ayrıca yangın toprağı organik madde ve mineralce zengin olduğundan büyümelerine katkı yapar. Akdeniz çamlarının kozalaklarını kapalı tutma özelliği, yangın sonrası hayatta kalma yönünde geliştirilmiş bir uyarlanmadır.”

  • YANGINDAN SONRA HEMEN FİDAN DİKİP YANAN YERLERE MÜDAHELE ETMELİYİZ.

Böyle büyük felaketler yaşandığı zaman bireyler hemen harekete geçip bir şey yapmak, belki de vicdan rahatlatmak istiyor. Yangın durumunda ise herkesin aklına gelen ilk şey: fidan dikmek.

Önce yanan alanların nasıl ağaçlandırıldığına bir bakalım: Yanan alanlara dozerlerle giriliyor ve bütün bitkiler temizleniyor, ardından fidan dikme çalışması gerçekleştiriliyor. Bu işlemin şöyle dezavantajları var: Bölgeye dikilen fidanların tohumu, o bölgenin tohumu olmuyor. Genetik kirlilik yaşabiliyor. Ayrıca monokültür ağaçlandırma alanı yaratıldığı için, biyolojik çeşitliliğin ciddi şekilde zarar göreceğini de uzmanlarca belirtiliyor.

Ayrıca Prof. Dr. Doğanay Tolunay, “fidan ekilmesi sonucu ağaçların ve maki çalılarının kökleri söküldüğünü, doğal bitki örtüsü içerisinde yer alan otsu türlerin tohumları yanan alanlardan koparıldığını” belirterek ekosistem dengesinin önemine de vurgu yapıyor.

En doğru yöntemin, yanan alanı insan etkisinden koruyarak kendi haline bırakmak olduğunu söylüyor yangın ekologları. Kızılçamın kozalaklarının içindeki korunaklı tohumlarının bir sonraki ilkbaharda yağmurla çimleneceğini, eğer çimlenmeyen alan kaldıysa işte o zaman çevredeki ağaçların tohumlarının kullanılması gibi hafif restorasyon tekniklerinin uygulanabileceğini vurguluyorlar.

  • YANAN ALANLAR OTEL OLACAK.

Ne yazık ki öyle dönemlerden geçiyoruz ki yaşananlara şaşırmayacak hale geldik. Bu konuda benim de şüphelerim vardı fakat, Nilay Örnek’in son konuğu Cihan Erdönmez’i dinledikten sonra içimin biraz rahatladığını söyleyebilirim. Oradan öğrendiklerimi sizlere aktarıyorum:

Öncelikle yanan alanlar, anayasanın 169. maddesi ile korunuyor. Bu madde şöyle: “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz.”

Yani yanan alanların imara açılmasına izin verilmiyor, derhal ormanlaştırılıyor. Hatta yine Erdönmez’in belirttiği üzere bugüne kadar hiçbir yanan alan, imara açılmadı. 

Bodrum Güvercinlik’teki otel ile ilgili yine bir bilgi kirliliği var. Sosyal medyada bu alanın yandıktan sonra otel yapıldığına dair söylentiler olsa da aslında yanmadan önce bürokratik işlemlerin yapıldığı ve imar izninin verildiği bir alan burası.

Ve aslında bakarsanız, yanmayan alanları imara açmak, sağlıklı alanlara otel yapmak daha kolay.

Erdönmez, ilk olarak 1982 yılında kabul edilen 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu’na göre, eskiden orman alanlarının turizm tesislerine tahsisi ve neler yapılacağı ile ilgili kararlar, Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığının ortak aklıyla verilirken, 28 Temmuz 2021’de yürürlüğe girilen kanun değişikliği ile artık bütün yetki Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçtiğini belirtiyor. Hatta şunu soruyor, “Yasal olarak Turizm Tevşik Kanunu’nun 8. Maddesi doğrultusunda başvuru yapıp onun sonuçlanmasını mı beklersiniz, yoksa ormanı yakıp suç işler, üstelik orman yanmış olduğu için Anayasa’nın 169. Maddesini korumasına girmesini mi istersiniz?”

Tabii bundan sonra ne olur, yasa değişir mi, başka olaylar yaşanır mı bilinmez ama mevcut yasaya göre yanan alanların imara açılması “şimdilik” söz konusu değil.

  • İKLİM KRİZİ ORMAN YAKMAZ.

Öncelikle yangın nasıl çıkar, buna bakmamız lazım.

Ekologlar, yangının oluşması için üç faktör gerektiğini söylüyor: yanıcı madde, oksijen (yakıcı madde) ve ısı (ateş). Ortamda halihazırda zaten yanıcı madde var, ormanın kendisi. Oksijen zaten var, e ateş nereden geliyor.

Onun da ne yazık ki birçoğu insan davranışlarından: ormanlara atılan sigara izmaritleri, cam ve plastik şişeler, ormanın içindeki elektrik nakil hatları, hidro elektrik santralleri, maden yatakları, baz istasyonları, termik santraller veya sabotajlar.

Peki iklim krizinin bu yangınlar üzerindeki etkisi ne?

Küresel ısınmanın etkisiyle birlikte yükselen hava sıcaklıkları, artan kuraklık ve rüzgâr, yangınların daha hızlı çıkmasına ve daha hızlı yayılmasına neden oluyor.

Prof. Dr. Levent Kurnaz, Yuvam Dünya ile yaptığı yayında, “Kurak, rüzgarlı ve sıcak bir ortama doğru gidecek olursak bunların birleşimi yangına davetiye çıkarıyor. Bu tarz bölgelerin iklim krizi sonucunda daha sıcak, daha kurak, daha rüzgarlı olması üstüne bizim dikkatsizliğimiz bindi mi hikaye bitiyor,” diye belirtiyor.

Ayrıca, IPCC raporunun basına sızan taslağında, Akdeniz Bölgesi’ni  gelecekte her zamankinden daha şiddetli sıcak hava dalgaları, kuraklık ve artan sıcaklıklarla güçlenen yangınlar beklediği belirtiliyor.

Yaşanmaz Bir Dünya’nın yangınlara ayrılmış bölümünde yazılanlara göre, sıcaklıkların artmasıyla 1979’dan buna yana tüm dünyada orman yangını mevsimi yaklaşık %20 uzadı. 2050’ye geldiğimizde ise orman yangınlarının yarattığı yıkımın iki katına çıkması bekleniyor. Küresel ısınmadaki her bir derecelik artışın, yanan arazi miktarı dört katına çıkaracağı öngörülüyor. Bu da üç derecelik ısınmaya ulaşıldığında, yılda 40.470 kilometrekare civarında bir arazinin yandığı ABD’nin bugünkünün on altı katı daha büyük bir yıkımla uğraşacağı anlamına gelebilir. Isınma dört dereceye çıkarsa, yangın sezonunun dört kat daha kötü geçeceği tahmin ediliyor…

Yani tablolar hiç iç acıcı değil. En kısa zamanda tüm bu konularla ilgili dezenformasyonları geride bırakıp iklim aciliyeti için harekete geçmemiz gerekiyor. İklim krizi artık gerçekten kapımızda.

                                                    ****

KİMLERİ DİNLEMELİ?

  • Esmiyor Podcast ekibi bu süreçte birçok değerli isimle canlı yayınlar yaptı, hepsini de kaydetti. Instagram hesaplarından tekrar izleyebilirsiniz.
  • Aynı şekilde Yuvam Dünya Derneği’nin yaptığı canlı yayınlara da Instagram hesaplarından ulaşabilirsiniz.
  • Nilay Örnek’in, yüksek orman mühendisi Cihan Erdönmez ile yaptığı Nasıl Olunur podcastini de YouTube ve Spotify’dan dinleyebilirsiniz.

KİMLERİ TAKİP ETMELİ?

NELERİ OKUMALI

AYRICA yangın anında koordinasyon için yangın bölgesi yerel yönetimlerin hesaplarını takip edebilirsiniz.


DERİN YEŞİL II

Sayılarla Türkiye Yangınları

Türkiye’nin yangınlarını sayılarla inceledik.

Ceren Özcan Tatar

28 Temmuz 2121’den bu yana peş peşe yaşanan yangınlar her birimizi derin üzüntüye sevk ederken, bir yandan da yangınların nedenlerini, nasıllarını, daha önce böyle felaketlerin yaşanıp yaşanmadığını sorgulamaya itti. Bu yazımızda sizlere 28 Temmuz’dan bu yana yaşanan yangınların kısa bir özetini sunmak ve Türkiye’nin yangın geçmişini sayılarla sizlere anlatmak istedik.

28 Temmuz 2021 ve sonrası…


28 Temmuz 2021 Çarşamba – 1. Gün

Antalya Manavgat’ta 4 ayrı noktada yangın çıktı. Kalemler köyü civarında başlayan yangından  etkilenebilecek alanlarda bulunan evler tahliye edildi. Yangın  Manavgat kent merkezine ilerleyince Manavgat Devlet Hastanesi tahliye edildi. Yangına Antalya AFAD, İtfaiye ve Orman ekipleri müdahale gerçekleştirdi.

Mersin Aydıncık ve Bozyazı’da çıkan yangınlara Mersin AFAD, Orman ve İtfaiye ekiplerinin yanında Ankara, Niğde ve Karaman illerinden arazöz, itfaiye aracı ve su tankeri bölgeye sevk edilerek yangınla mücadeleye destek verildi.

Osmaniye’de Kırmacılı köyü mevkii ve Karacalar mevkiinde iki ayrı orman yangını meydana geldi. Osmaniye Orman, AFAD ve İtfaiye ekiplerine Kilis, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay valiliklerinden bölgeye su tankeri, arazöz, ekskavatör ve itfaiye aracı destek sağlandı. Karacalar bölgesindeki yangın söndürüldü. Kırmacılı köyünde bulunan evler ile Ürün ve Dombullu yaylaları tahliye edildi.

Adana’da 21 alanda orman yangını meydana geldi. Yangınlarla mücadele sırasında Kozan ilçesinden Akdam, Akarca, Salmanlı, Kızlarsekisi, Ergenuşağı ve Bağözü, Gökyüzü, Kuytucak ve Akarca mahalleleri, Aladağ ilçesi Boztahta köyü tahliye edildi.

29 Temmuz 2021 Perşembe – 2. Gün

Marmaris’te İçmeler tarafında yangın başladı. Havadan müdahalenin yetersiz kaldığı yangın hızla Bozburun Yarımadası’na doğru ilerleyerek İçmeler ve Turunç’u tehdit altına aldı. 

Aynı gün Kayseri, Köyceğiz Asartepe’de, Muğla Milas Meşelik’te, Mersin Silifke’de, Antalya Alanya’da ve Muğla Seydikemer’de yangınlar çıktı. Yangınların hiçbiri kontrol altına alınamadı.

30 Temmuz 2021 Cuma – 3. Gün

Bodrum Merkez, Milas Kuyucak’ta yangınlar başladı. Milas Meşelik’te başlayan yangın Bodrum Güvercinlik’e ilerledi, çevresindeki otellerde kalanlar ve çalışanlar denizden tekne ve botlarla tahliye edildi. Milas Kuyucak Mahallesindeki yangına AFAD, Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye ve STK’lar birlikte müdahale etti. Kuyucak mahallesinde bulunan otel tahliye edildi.

İzmir’in Ödemiş ve Kiraz ilçelerinde ormanlık alanlarda çıkan yangınlar kontrol altına alındı.

Kütahya Emet, Balıkesir, Kilis, Kahramanmaraş, Kocaeli Derince, Kastamonu Taşköprü, Sakarya, İstanbul, Hatay İskenderun, Bursa Keleş, Tunceli Hozat, Diyarbakır Dicle ve Karaman yangınları ile Manisa Soma’daki yangın kontrol altına alındı.

Manavgat yangınında 13 mahalle tahliye edildi, 22 mahalle ise yangından kısmi olarak etkilendi. Yangınla mücadeleye destek için Isparta, Burdur, Konya, Karaman, Mersin, Kocaeli, İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Samsun illerinden arazöz, itfaiye aracı ve su tankeri desteği sağlandı.

Mersin Yangınında Aydıncık ilçesi Duruhan, Yenikaş, Karaseki ve Karadere mahalleleri ile Silifke ilçesi İmamuşagı, Yeşilovacık, Işıklı, Hırmanlı mahalleleri tahliye edildi.

Osmaniye yangınında Kilis, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Hatay, Şanlıurfa, Aksaray, Nevşehir, Diyarbakır ve Kırıkkale valiliklerinden yangın mücadele ekiplerine destek olarak su tankeri, arazöz, itfaiye aracı, iş makinası, tır, kamyon desteği sağlandı. Karatepe köyü ve Çakıcılar, Sarıdüz, Talipler, Sağlamerler, Hasancık, Dikenli, Aslantaş, Cığcık, Alaybeyler mahalleleri tahliye edildi.

Adana yangınlarında Kozan ilçesinde Gökgöz ve Velicanlı mahalleleri tahliye edildi.

Marmaris yangınında Osmaniye, Orhaniye, Bayır, Selimiye mahalleleri tahliye edildi.

Köyceğiz Asartepe bölgesindeki yangınında AFAD ekipleri müdahaleye devam etti.

Muğla Seydikemer’de çıkan yangına Burdur’dan arazöz sevk edildi.

1 Ağustos 2021 Pazar – 5. Gün 

28 Temmuz’dan beri çıkan yangınların 111’i kontrol altına alındı. Antalya’da Manavgat ve Gündoğmuş, Muğla’da Marmaris, Köyceğiz ve Milas, Tunceli Hozat’taki yangınlara müdahaleye devam edildi. Antalya Gazipaşa, Mersi Silifke ve Muğla Bodrum Merkez’deki yangınlar kontrol altına alındı.

Marmaris yangınının Turunç’tan Hisarönü’ne kadar yayılması nedeniyle  Marmaris-Datça yolu iki yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Milli Savunma Bakanlığı da Turunç Mahallesi’nin tahliyesine destek için Aksaz Deniz Üs Komutanlığındaki iki çıkarma gemisinin bölgeye sevk etti.

Muğla’nın Milas ilçesinde başlayan yangın, rüzgarın yön değiştirmesiyle önce Bodrum’a bağlı Mumcular Mahallesi’ne ardından Aşağı Mazı köyüne sıçradı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sürerken, vatandaşlardan bazıları botlarla denizden tahliye edildi.

2 Ağustos 2021 Pazartesi – 6. Gün 

Muğla Kavaklıdere’de, Isparta Sütçüler ve Denizli Buldan’da yangın çıktı.

Antalya’da Manavgat ve Gündoğmuş yangınları ile Muğla’da Marmaris, Köyceğiz, Milas ve Kavaklıdere yangınlarının devam ederken, Seydikemer ile Menteşe’de çıkan yangınlarda soğutma çalışmalarına geçildi.  Alevlerin yaklaşmaya başlaması nedeniyle yaklaşık 2 bin 100 nüfuslu Gündoğmuş ilçesinin tahliye edilmesine karar verildi. Gündoğmuş’a giden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşabildiği yere kadar gidip yangını söndürmek için mücadele edeceklerini belirtip “Yangın Gündoğmuş merkezine geldi. Yanıyoruz. Gündoğmuş’a uçak gönderin. Helikopter gönderin. Yetkililere sesleniyorum. Yanıyor insanlar” diyerek yardım talep etti.

Muğla’nın Milas ilçesindeki ormanlık alanda başlayan yangın üçüncü günde Çökertme Koyu’nu tamamen sardı. Ters esen rüzgar ile alevlerin hızla ilerleyerek girdiği Çökertme Koyu’na giriş jandarma ekipleri tarafından kapatıldı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye’deki yangınlarla mücadeleye destek için 3 yangın söndürme uçağı gönderileceğini duyurdu.

 3 Ağustos 2021 Salı – 7. Gün 

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye gönderileceğini duyurduğu İspanyol uçakları ile 27 uzman personelin de Türkiye’ye geldiği bildirildi. 32 ilde 152 yangın kontrol altına alındığı, ancak, Antalya, Muğla, Isparta, Balıkesir, Denizli ve Manisa’da yangınların sürdüğü açıklandı.

4 Ağustos 2021 Çarşamba – 8. Gün 

Muğla’nın Milas ilçesindeki yangın, Kemerköy Termik Santrali’ne kadar ulaştı. Yangının Kemerköy Termik Santraline sıçraması sonrası bölgenin tamamı tahliye edildi. Yangınla mücadelenin sürdüğü bölgede Ören, Alatepe, Kurtak, Çamlıca, Bayır, Fesleğen, Demirciler ve Karaağaç mahallelerinin tahliye edildi.

Muğla’nın Marmaris ilçesinde ise yedinci gününde devam eden yangın Delikliyol ve Amos mevkiilerine sıçradı.

Antalya Gündoğmuş merkezde yangının kontrol altına alındığı ancak Manavgat’ta yangının devam ettiği açıklandı.

Almanya Meteoroloji Dairesi, önümüzdeki on gün boyunca kuru ve sıcak havanın Yunanistan, İtalya ve Türkiye’de etkili olmaya devam edeceğini, yağış da beklenmediğini açıkladı. Meteorologlar, devam eden kuraklık ve rekor sıcaklıklar sona erse bile yangın çıkma tehlikesinin üst seviyede kalmaya devam edeceğini, rüzgarın da esmesi halinde sonuçları korkunç olabilecek yangınlar yaşanabileceğini tekrarlayarak uyardı.

5 Ağustos 2021 Perşembe – 9. Gün 

Muğla, Antalya, Adana, Aydın, Isparta ve Denizli’de orman yangınları sürerken başka ülkelerden gelen 23 hava aracı ile müdahalelere destek verildi. Rusya’dan beş tanker uçak ve üç helikopter, Ukrayna’dan üç tanker uçak ve dört helikopter, İspanya’dan iki amfibik uçak, Hırvatistan’dan bir amfibik uçak, İran’dan bir tanker uçak ve iki helikopter, Azerbaycan’dan bir uçak ve bir helikopter ile hava söndürme çalışmaları sürdürüldü. Manavgat, Gündoğmuş, Akseki, İbradı, Alanya’da yangınlar devam etti. Marmaris Bozburun Yarımadasındaki yangın ise kontrol altına alındı ve soğutma çalışmalarına başlandı.

6 Ağustos 2021 Cuma – 10. Gün 

Kemerköy Termik Santralinin yanmasının ardından korku yaratan Yeniköy Termik Santrali yakınındaki yangının da kontrol altına alındı.

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki orman yangınlarında da 10’uncu güne girilirken, Manavgat, Akseki, Gündoğmuş, İbradı ve Alanya sınırlarında 14 farklı noktada yangın kontrol altına alındı.

7 Ağustos 2021 Cumartesi – 11. Gün 

Antalya’da, kent merkezinde etkili olan sağanak da günlerdir yangınla mücadele eden kente rahat bir nefes aldırdı.

İzmir Urla’da Balıklıova’da makilik alanda başlayan yangın, orman ekipleri tarafından havadan müdahale edilerek kontrol altına alındı.

Muğla’da Köyceğiz, Kavaklıdere, Milas, Yatağan ile Çine ve Isparta Sütçüler’de yangınla mücadeleye devam edildi.

Kemerköy Termik Santrali ve çevresinin tamamen soğutulduğu belirtildi. Yayla Mahallesi (Ağla) Gökçeovacık mevkiinde ise stabil olarak yangının ilerlemekte ve müdahalenin devam etmekte olduğu ifade edildi.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, Antalya bölgesindeki yangınların kontrol altına alınmasının ardından Orman Genel Müdürlüğü’nün tüm hava gücünü Muğla bölgesindeki yangınlara kaydırdığını, bu bölgedeki yangınlara bugün havadan 28 helikopter ve altı uçak müdahale edeceğini belirtti.

9 Ağustos 2021 Pazartesi – 13. Gün 

Milas ve Köyceğiz dışında Yatağan, Kavaklıdere ve Karaköy ilçelerindeki tüm yangınların kontrol altına alındığı duyuruldu.

Antalya’da yedi kişinin yaşamını yitirdiği yangın bölgesinde, binlerce hayvanın öldüğü, ilk belirlemelere göre 60 bin hektar ormanlık alanın zarar gördüğü, ormanlar harici 59 mahallenin yandığı da belirtildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tespitlerine göre yalnızca Manavgat yangın bölgesinde 15 bin dekar tarımsal alan zarar gördü. Bitkisel zarar ve ölen hayvanlar bakımından son verilere göre, 263 büyükbaş, 2 bin 783 küçükbaş, 20 bini bıldırcın 27 bin 407 kanatlı hayvan, 1441 arılı kovan, 1006 boş kovan olmak üzere 33 bine yakın hayvan öldü.

10 Ağustos 2021 Salı – 14. Gün 

Muğla Karakaya-Gümüşlük’te yangın başladı. Gün içerisinde kontrol altına alındı.

Türkiye’deki 238 orman yangınından 231 kontrol altına alınırken, yedi yangına müdahale devam ediyor.

Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde, makilik alanda başlayıp, ormana sıçrayan yangını söndürme çalışmaları havadan ve karadan sürüyor. Alevlerin tehdit ettiği Çayhisar, Zeytinalanı, Pınarköy, Sazak ve Çövenli mahalleleri tedbir amacıyla tahliye edildi.

Muğla’nın Yatağan ilçesinde çıkan, rüzgarın da etkisiyle hızla yayılıp Aydın’ın Çine ilçesine sıçrayan orman yangınına müdahale sürüyor. Tedbir amacıyla altı mahallede bazı evler tahliye edildi. Aydın’ın Çine ilçesinde devam eden orman yangınlarını söndürme çalışmalarına, Azerbaycan’dan destek geldi.

11 Ağustos 2021 Salı – 15. Gün

Köyceğiz yangını devam ediyor.

Bu yangınların fiziki ve sosyal etkileri ise sayılarla şu şekilde:

Üstelik bu tabloda ormanlarda asıl zarar görenlerin, ölen hayvanların ve bitkilerin sayıları yer almıyor.2021 yılı yangın sezonu henüz bitmiş değil. Danıştığımız akademisyenler yangın riskinin bu hafta da yüksek şekilde devam edeceğini belirtiyor. Bu durumda, daha şimdiden 220 bin hektardan fazla orman alanı yanarak içindeki tüm canlılarla yani ekosistemiyle birlikte yok oldu.

Geçmiş Yangınlar

Geçtiğimiz 10 yılın yangınlarına baktığımızda son yıllarda yangın sayısında, yanan alan miktarında ve yangın başına düzen alan miktarında artış eğilimi olduğunu görebiliriz. Üstelik Nil’in yazısında söz ettiği gibi IPCC Raporu ve farklı bilimsel çalışmalarda iklim krizinin etkileri arttıkça yangın riskinin artacağı belirtiliyor. Son 10 yıldaki eğilim bu uyarının ciddiye alınması için kanıt niteliği taşıyor. 2021 yılında yangın sezonunun ortalarındayken çıkan 199 yangınla 220 bin hektarın üstünde alan yandı. Bu miktar 1988-2020 arasında yanan alanın  %61’i kadar. Yani yalnızca bu sene, geçtiğimin 22 yılda yanan toplam alanın üçte biri kadar alan yandı.

Yangınların çıkış sebebi, peş peşe çıkan yangınlar nedeniyle son zamanlarda çok tartışıldı. Bu konuda Türkiye’de yapılmış akademik çalışmalara bakıldığında 5 grup neden var, bunlar ihmal, kasıt, kaza, doğal sebepler ve bilinmeyen/belirlenemeyen sebepler. İhmalde anız yakımı, çöplük yakma, avcılık, çoban ateşi, sigara, piknik, bağ bahçe temizliği gibi sebepler yer alırken, kasıtta terör, kundaklama, açma, kaza başlığında elektrik arkı, tren kaynaklı kıvılcımlar, maden kazaları, çöplük gaz sıkışmaları, iş kazaları  ve trafik kazaları var. Doğal sebeplerde ise yıldırım, voklan-lav, radyasyon artışı ele alınıyor, ancak Orman Genel Müdürlüğü doğal sebeplere sadece yıldırımı dahil ediyor. Aşırı kuraklık ve sıcaklık durumunda yanıcı maddede yaşanan ve yangına sebep olabilecek sürtünme gibi ısı çıkışına neden olan durumlar ise değerlendirmeye katılmıyor. Bu kapsamda, Orman Genel Müdürlüğü’nün yangınların çıkış sebeplerine göre yangın sınıflamalarına bakıldığında son 10 yılda kasıt ve ihmal-kaza sebepli yangın sayıları azalma eğilimindeyken doğal sebeplerle çıkan ve sebebi belirlenemeyen yangınların sayısı ve yaktığı alan artma eğiliminde. Ayrıca ihmal-kaza nedenleriyle yanan alanlarda da ne yazık ki artış eğilimi gözleniyor.

Belirlenemeyen sebeplerin büyük bir kısmının anız yakma, sigara gibi ihmaller olduğu düşünülüyor. Radyasyon ve aşırı kuraklık-sıcaklık kombinasyonu ile iklim krizinin henüz bilmediğimiz etkileri ise belirlenemeyenler grubunda. Ancak tüm uzmanlarca ortak şekilde kabul edilen bir şey var. Yangın kasıttan, ihmalden, doğal sebeplerle ya da kaza kaynaklı çıkabilir, ama çıkan yangının etkilediği alan iklim krizi sebebiyle artık çok daha fazla. Bir noktadan sonra yangına müdahale gücümüzün ne kadar az ya da fazla olduğunun bir önemi kalmayacak, çünkü yangınların şiddeti ve yayılma oranları engellenemeyecek şekilde artacak. Son 3 yılda gözlenen yangın başına düşen alan miktarı da ne yazık ki bu tezimizi doğrular nitelikte.

Bu istatistikler ve risk yaratan nedenler ışığında hem bireysel hem kurumsal hem ulusal hem de uluslararası alınması gereken kararlar var. Bireyler olarak ekolojik bir yaşam biçimi benimseyip tüketimlerimizi ve tercihlerimizi değiştirerek dünyaya etkimizi azaltmamız gerekiyor. Kurumlar ise hedefledikleri kalkınmayı dünyaya etkilerini tamamen ortadan kaldıracak şekilde düzenlemek zorunda, tüm üretim sistemleri, enerji kaynağı tercihleri, üretilen ürünler ve verilen hizmetler buna dahil (tabi talebin arz şekillendireceğini göz önünde bulundurarak tüketicinin yani bireylerin gücünü de göz ardı etmemeyi hatırlatırım). Ulusal ve uluslararası olarak ise hem gelecekteki felaketlere yönelik olarak gerekli hazırlıkların yapılması hem de insan etkisiyle yaşanan bu altıncı yok oluş sürecinin geri çevrilmesi için gerekli hukuksal ve yasal zeminin hazırlanması ve bu kapsamda etkili ve hızlı eylemlerin uygulanmaya başlanması gerekiyor.


BİZİ TAKİP EDİN 🌿

Bu ve benzeri sürdürülebilir, ekolojik ve atıksız yaşam ipuçları ve haberlerine güncel bir şekilde ulaşmak için Greenvibes’ıNil’i ve Ceren’i Instagram üzerinden takip edebilirsiniz. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: